O evde hep bir eksik vardı,
Kiminin içinde yara,
Kimi hiçbir şey bilmesede,
Gün ola harman ola,
Birileri suskun,
Saklıyor insanlar gözyaşlarını,
Lanet bir gurur esir almış ruhlarını,
Farkındalar kaybetmişler düşlerini,
Vallahi Memleket içine içine ağlıyor.
Üç beş cılız ses çıkıyor olsa da,
Dur demem dönen sevda kuşuna,
Göklerden düş, gel kon dalıma.
Yola çıkıp ardıma düşene,
Zehir olsa dolan derim dilime.
O nehir debisi gözlerin,
Geceler mi beni yalnızlığıma sürükleyen,
Yalnızlığım mıdır beni gecelerin koynuna iten?
Penceremin kenarında yol gözlediğim sokaklar,
Islak Nisan gecelerinde benden adım bekleyen.
Issız kalmasın dedim kaldırımlar, bir bende olsam,
Bak geçip gidiyor ömür,
Bırak kaprisi, hakir görmeyi,
Hangi güzellik baki kalır,
Ölümde var gülüm, ölümde var.
Et ile kemiktensin, buruşacaksın,
Seni gördükten sonra gözlerim, dağlansa da olur,
Ellerini tuttuktan sonra ellerim, bağlansa da olur,
Sana yük olmaz, sevdamı taşırım ben yüreğimde,
Gönlüm şikayet etmez ama ara sıra söylense de olur.
Seni öptükten sonra, dudaklarım mühürlense de olur,
Dokunma bana,
Deşme yaralarımı,
Zaten pamuk ipliğine bağlıyım,
Sebebim olursun bir dokunuşunla,
Üstü kapalı olsa da,
Bırak çiçek açmasın bu bahar,
Su yürümesin dikilen fidana.
İçini dışını sarsın kurtçuklar,
Sen çay koy evlat ustana.
Kemirsin köstebekler kökünü,
Yarım asır sonra, döndürdüysen başa beni,
Silip yok ettiysen, gelmişimi geçmişimi,
Gark eylediysen taşa, ruhumu bedenimi,
Senin derdin, benimledir yarabbi.
Ne deseydik sana, yalvar yakar olurken,
Ah be şipşak abim, ahhh,
Nasıl özlüyorum bir bilsen,
Sana geldiğim o günü.
Çünkü bu hayatta bir tek sen,
Gülmemi istemiştin benden,
Hatta olmadı deyip birkaç kez,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!