Kafamı boşaltmak için sarabileceğim bir şeyler arıyorum. Korkumsa kendime saracak olma ihtimalim. Ne kadar ileri gidersem sarmaşık gibi sarıp beni boğacağını biliyorum. Sanırsam birçoğumuz bu sıralar aynı durumda görüyoruz kendimizi. Sadece anlatabilecek durumda olmadığımızı düşünüyoruz. Dökemiyoruz bazı şeyleri o masaya. Biri sanki güneşimizin önüne geçmesi için aya olta atıp önüne doğru çekiyormuş gibi bir his. O oltayı çektikçe Güneş tutuldukça, sana, güneşini karartmak için buradayım demesi kaçınılmaz. Mühim olansa oltayı atan eli kesip hayat çizginden çıkartmak. Bunu becerebilecek olanlarsa yalnızca, güneşin tutulmasına tutulmayıp ayı o noktaya getireni görebilenler olacak sanırsam..
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta