Kavunu almak için uzanmış ve ölmüş
Kavunlar varmış, aralarından birine uzanıyormuş, uzanmış ve ölmüş
Ölenini uzandığı o kavunu başka biri almış, yemiş olmalı.
Oysa ölen o kavuna uzanıyor durmadan, kokulu ve olgun,
o kavuna uzanan anlatıldıkça, sofrada ya da bahçede.
Anlatan rakı kadehine uzanacak,
yanıbaşında duran kadehine: 'İşte böyle', diyecek,
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Devamını Oku
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini




Ölen
Kavunu almak için uzanmış ve ölmüş
Kavunlar varmış, aralarından birine uzanıyormuş, uzanmış ve ölmüş
Ölenini uzandığı o kavunu başka biri almış, yemiş olmalı.
Oysa ölen o kavuna uzanıyor durmadan, kokulu ve olgun,
o kavuna uzanan anlatıldıkça, sofrada ya da bahçede.
Anlatan rakı kadehine uzanacak,
yanıbaşında duran kadehine: 'İşte böyle', diyecek,
'kavunu almak için uzanmış ve ölmüş.'
Ay doğuyor, üşüyor musun, ölü kaçıyor hızla,
artık çok uzakta, uzandığı kavundan ve bizden çok uzakta.
.
Oktay Rıfat Horozcu
şiir yorumda hortladı.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta