Kokunun telaşı sarardı etrafı
Sıkardı ben başıma kalmayı
Bitkin düşerdim, kalkamazdım ayağı,
Beklerdim; taki seni gelinceye kadar.
Uçurum görürdüm, hep uyandığım sabahı,
Bunlar aşkın elleri yumuşacık...
Usulca tutuyor ince bileklerinden
Sımsıkı sarmalıyor parmaklarından.
Ve ölümsüz aşkı koruyor tek başına
Orada sevgimize inat büyüyen,
Ve bizi çağıran, kaderin güçlü kolları bekliyor.
Issız bir Erzurum köşesi;
Sessizliğe bürünmüş gecenin ortasından,
Yanlızlığa tutsak olan ruhum,
Ve yine düşünceli, karmakarışık üstsüz hükmüm.
Komşu kışların gidişinin de bitişi
Arardım, koklardım,beklerdim.
Çok yanlızım dost çok
Yollarım çakıl, taş, meydanım dar
Nefes alamıyorum, boğazım tıkalı
Halsizim, bitkinim, sensizim
Sesim kısık, düşsüz, ıssız, heyecansız...
Gezerim bu yolları,
Hiç bilmem sabahları, akşamları
Zaten de sevmem mutlulukları
Çünkü ben sokak çocuğuyum.
Hİç kimse bilmez neler yaptığımı
Tatlılığın Gün batımı...
Oldumu,yakıştımı sana
Ansızlık ne haddine, kırgınlığına sebep ne
Gölge boyu bir güne hasret diye, banamı nispet
Kızarmıyım hiç kızgın güneşe
Yoksa sözüm mü geçer aceleci geceye
Anılarla, hayallerle yaşayan sevdalı
Hep yarınlara güvenir gönlü yaralı
Bir meçhule gibidir duyguları
Çiseleyen ecel boralarında arar, kaybolan yılları
Şarkılarla coşar, nankörlere koşar
BİR SEVDAM BAŞLIYOR
Bir gecem başlıyor
Sonu olmayan, sabahı kalmayan bir gece
Kayıplarımı dahi unuttuğum, huzuru bulduğum
Loş ışıklarda yıldızlara konuk olduğum
Hayallerinle mutlu olduğum, konuştuğum
Çöktü karanlık içimde bir hüzün
Yine ağlayıp yanacağım
Düşman oldu herkese bu çizgili yüzüm,
Başladı yine çileye yolculuk.
Dertlerin bağrında yetiştim
DÖNEK DÜNYA
Yağmur suyunun paklığıyla serinlesem
Deli deryalar çağlasa ne fayda
Bir gariplik sezdi rüzgarlar
Esneye esneye esmeye talimkar
Bir vaktin siyahında küçüldü yüreğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!