Her şey bir oyun gibi başlar
Kız babasının sevincini görmek ister
Babasına bir onluk verir
Baba mutlu olur
Hemen sevincini gösterir
Bir gün bir marlboro sigarası
Bütün ışıklarını yaktım bu şehrin
Hiçbir ışıkta bulamadım kendimi
Hep karanlıkta hep kıyıda köşede
Bütün yeşillerini aradım
Hiçbiri bana benzemiyor bu şehrin
Hiçbir köşesinde ben yokum
Ben çocukken tramvay var mıydı bilmiyorum
Ama ben hiç asılmadım bacağından
Beyoğlu'nda tramvayın
Hiç koşmadım arkasından
Ve koşarken insanlara çarpmadım
öfkelendirmedim kimseyi
Bu vatan herkesin dersek
Kimse sahip çıkmıyor
Herkes bu vatan benim demeli ki
Kendinin olana sahip çıksın
Keloğlanın masalında yediği
Sıcak ekmeğe dürüm yaptığı kavurma
Bu değil
Yeni de çıksa ocaktan
En dağdan da getirsen keçileri
O filmlerdeki et bu değil
Ben daha yeniyim
Taptazeyim
Yeni başlıyorum her şeye
Sen eskisin
Yılların sesi nefesinde
Yılların eskiliği sesinde
İlk kâğıtlarla konuştum sana
Korkumun
Ve utangaçlığımın arkasına saklanıyordum
Sevgimin yetersiz olduğunu sanıyordum
ben mektuplara anlatıyordum
Onlar sana
Korkuyorum gecelerden
Karanlık değil kaçtığım
Senin olmadığın güneş yoruyor beni
Satılıyorum
Her gün batımı bir yıldız alıyor beni
Gözlerimden asılıyorum gökyüzüne
Önceleri çok küçüktü tanrı
Sonra büyüttük kucağımızda
Asırlarca emzirip
Ekmeğimizi böldük
Suyumuzu paylaştık
Peki yakman içinmiydi bunlar bizi
Ey gözleri görmeyen çocuk
el sallıyorum
bak burdayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!