ÖĞRETMEN ŞİİRLERİ

ÖĞRETMEN ŞİİRLERİ

Okan Tuncer

Mekselina; ahseni takvimin en güzel örneği. Mekselina; milenyumda bir açan çiçek koklamaya kıyamadığım. Sen yoktun bir zamanlar ruhumda yoktu. Remrand’ın tablolarından çıkmış bedenim vardı. Aşk yoktu. Acı yoktu. Yokların varlıgında yaşadığımı sanıyordum. Ne güzeldi seninle olmak, sen olmak, seni yaşamak. Buluşmalarımıza üzerinde göz izleri olan elbisenle gelirdin. Bilmezdim kimler platonik bakardı sana. Etraftaki bakışlardan kıskanırdım ama seni sıkmaktan korkardım. Korkardım beni terkedip gitmenden. Hatırlarmısın elini bir kez tutabilmek için karlarda yuvarlanmıştım en kalabalık sokaklarda. Ya sana ‘seni seviyorum’ diyebilmek için nezarette geçirdiğim o günü. Hani senin pencerenin altındaki yola balliyle seni seviyorum yazıp ateşe vermiştim. Çok kızmıştın bana. Ama çokta hoşuna gitmişti. Merkezde semavere dönen bedenimin acısını bir tebessümün unutturmaya yetmişti ertesi günün sabahında. Daha buna benzer bir çok çocuksu anı ergenliğimin dogum tarihine uzanan. Nede olsa ilk aşkımdın. İlk aldanışımdın beklide. Daha sonra ayrı üniversiteler ayrı şehirler. Başlamıştı ayrılık günlerinin en güzelleri. Geceler boyu hayaller kurup hep senin nasıl mutlu edeceğimi düşünürdüm. Bazen ormanlık şelaleye karşıdan bakan bir ev çizer ve içine bizi yerleştirirdim. Bazen de ikimizde öğretmen olmuşuzda Safranbolu’da yaşıyor olurduk. Hep karadenizde yaşamak isterdin. Ben hayaller içinde yüzerken unutturmuş sana birisi beni ve o çocuksu anıları. Hala anlayamadım sömestır sevişmelerinde onumu okulun devam günlerinde benimi aldatıyordun? Üçüncü şahıs hangimizdi. Yaptığım tek şey öğrenir öğrenmez senden ayrılmak oldu. İlk sarhoşluğumuda o zaman tattım. Her gece Mekselina’yı unutmak isteyenler masasında bir alkol şişesi bulunurdu. Bu ismi o masaya arkadaşlar verdi.. üzerinde seni unutmak için şiirler yazar, seni unutmak için içerdim. Her akşam güneşime üç kurşun sıkar, ufuklarımı kanlar içinde burakırdın. Unuttuğumu zannettim. Bir çok kişi geldi geçti hayatımdan. Kurumuştu Karadeniz'in, ölmüştü balıkların. Ta ki okul bitiripte evleneceğini duyduğum güne kadar. Bir tutku muydun benim için? Seni görmediğim süre o kadar uzundu ki neden bu kadar sarsıldım? Kim süpürmüştü yıldızlarımı? Bütün araba farları neden beni altına çagırıyordu? Sokak lambaları neden gülüyordu halime? Her yere götürdüğüm, sensizliği ölüme benzeten o masadan kurtulsaydım senden de kurtulurmuydum? ? ?
Mutlu olduğunu düşünerek kendimi teselli ettim. Şiir yazmayı buraktım. Öğretmen oldum,.mesleğime sarıldım. Tatillerde haberini alırdım. Eşin; penceresiz bir eve kapatmış, dışarıya çıkmana, insanlarla konuşmana izin vermezmiş. Yüreğini derin acılarla çizermiş. Bağrına elifleri çekerek yaşarmışsın kafesinde. Yeni öğrendim. Dayanamamışsın o esaret hayatına, bir çocuğunu da alıp kaçmışsın o evden. Kaçmışsın kaçmasınada o esaretten sonra hayata ayak uyduramamışsın. Birkaç ay biriyle yaşamışsın. Sonrada kendini batakhanede bulmuşsun. Dediler ki okulun bitmemiş. Ah Mekselina güzelliğin erkeklerin başını dönderdiği kadar kendi başını da döndürmüş. ‘Düşmüş’ dediler. Ölmek istedim önce. Sonra uzun bir sessizlik. Üzüldüm senin adına. Üzüldüm gün gün artacak olan seni unutmak isteyenlerin sayısına. Anlayamazsın onları. Sensizlik ölmektir her gün bir başka türlü. Bu şehrin bütün meyhaneleri seni unutmak isteyenlerle dolacak. Bütün kadehler senin şerefine! Üzerinde kadeh bulunan her masa ‘Mekselina’yı unutmak isteyenler masası’ olacak.
Ruhlarımız aynı
Bedenlerimiz farklı
Senaristimiz tanrı
Senaryomuz alınyazısı
Ben oynamıyorum
..

Devamını Oku
Bahattin Tonbul

İçindeki kini, yoktan varettin
Önceden söz verip, sözde dursana
Veliyi kışkırtıp, şikayet ettin
Bu nasıl müdürlük, helal be sana

Kurulda alınan o müthiş karar
Aniden değişti, ne işe yarar
..

Devamını Oku
Kemal Tekir

Öğretmenlere İthaf
Dünya’mızdan, Evrenden,
Yaşamdan ve bilimden,
Geçmişimden,ceddimden,
Haber verensin öğretmen.

Maddeden ve enerjiden,
..

Devamını Oku
İbrahim Necati Günay

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi O, heyecanla Çankaya köşküne geldiği vakit, Atatürk’ ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı ‘ Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı’ dedi:

Türküm, doğruyum, çalışkanım Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir Varlığım Türk varlığına armağan olsun

Bu sözler, Türk çocukları tarafından o yıldan beri tekrarlanmaktadır Vatanperver Dr Reşit Galip, evvelâ bir baba olarak bu hisleri duymuş; sonra da Millî Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içirmişti”

..

Devamını Oku
Mustafa Erol

İlköğretim

Bir annem vardı benim,
Bir de babam.
Babama baba,
Anneme anne eklendi.
Öğretmen,anne
..

Devamını Oku
Abdullah Çelebioğlu

Yeşiller içinde bir köyde doğdum
Yürüdüm büyüdüm okullu oldum
Sonunda azıcık Öğretmen oldum
Oldum amma gülüm birde bana sor


devamı kitapta olacak....
..

Devamını Oku
Ramazan Ateş

Kur'an öğretir doğruyu,
Ne öğretmen nede okul.
Allah için şehid olan,
Ne büyüktür, işte o kul.

Enschede/27.9.1993
..

Devamını Oku
Melek Usta

Bazen bir umutsa istediğin öğretmendedir.
Bazen bir sevinçse istediğin öğretmendedir.
Bazen çabaysa istediğin öğretmendedir.
Öğretmen olmaksa isteğin içindedir.

Bazen zoru başarmaksa istediğin öğretmendedir.
Bazen esaretten kurtulmaksa istediğin öğretmendedir.
..

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani



11.03.1997 de Sevgili öğrencilerimize ve bizlere değerli zamanınızı ayırıp sevgi kardeşlik ve barış üzerine verdiğiniz derslerden ötürü söylemiş olduğunuz içeriği ders verici her türlü ezgilerden kısa sürede olsa stresten uzak hoşça vakit geçirttiğiniz için sizlere şahsım ve okulum adına teşekkür ederim. Bundan sonraki yaşamınızdan başarı mutluluk dolu daha aydınlık Türkiye özlemiyle saygılar sunarım
Hasan Taşdelen
Beyşehir Ali Akkanat i.ö.o.müdürü


..

Devamını Oku
İbrahim Şahin 2

UMUT IŞIĞI

İBRAHİM ŞAHİN

İKİ PERDE


..

Devamını Oku
Ruhi Hatunoğlu

Fecrin aydınlığıdır yüreğinde ki ışık
Amacınla görevin mesleğin sana aşık
Tutuşan duyguların yükselen bir sarmaşık
Mutluluk senin olsun melek yüzlü öğretmen
Adın bellekte saklı güzel huylu eğitmen
04.03.2009/OLTU
..

Devamını Oku
Nevzat Çiftçi

İşçi gördükleri olunca kendilerine ve dünyaya öğretmen,
Elbette bulunur kibirli, kıskanç şeytan.
Artık dünyadan attırmak için kurgular yalan.
Okuyup, yükselmenin, hizmet vermenin adı:
Ne zaman olmuş Mafya falan.
..

Devamını Oku
Işık German Ersoy

İlkokul Sınıf öğretmeni 1. sınıfa yeni kaydolan öğrencilerini
denemek için - Dünya neyin çevresinde dönmektedir...
deyince arka sıralardaki bir çocuk ayağa kalkarak
- Benim çevremde dönmektedir öğretmenim dedi.
Bunun üzerine öğretmen gülerek - Peki nasıl ispat edeceksin.. - Çok kolay öğretmenim benim adım Güneş
..

Devamını Oku
Ahmet Tufan Şentürk

O ATA, O büyük,
Başöğretmenim Atatürk!

Sonra Cumhuriyet, devrim,
Sonra okul ve öğretmen,
Sonra arı Türkçe, yeni harfler;
Sonra öğretmen Sonuvar,
..

Devamını Oku
Ercan Akbay

Oysa gitmeyecektin,
Hep kalacaktın kollarımda.
Ama gittin,
Artık kanayan bir anısın,
Yürek yarasında......

5.OCAK.2006 İST. B.evler Öğretmen Evi.
..

Devamını Oku
Wed Qew

Babam gibi seversin
Anam gibi bakarsın
Herşeyi öğretirsin
Sevgili öğretmenim

Okul bilgi yuvası
Başında bir öğretmen
..

Devamını Oku
Ünal Çoban

Açık öğretimliler yeni yılınız hayırlı olsun,
Yeniden okullu olan arkadaşlar, dostunuz olsun.
Kalbiniz mutluluk, sevgi ve heyecanla dolsun.
Zihniniz, bahtınız ve yolunuz hep açık olsun.

Anne, baba, kardeş, sevgililer, eşler,
Yüreklerini doldurur özlemle, sevgiyle.
..

Devamını Oku
Kübranur

Karanlıktan aydınlığa çıkaran
Güneş gibi ısıtan, yıldız gibi parlayan
Bir su gibi içimize yavaş yavaş akan
Tarihsin, hayatsın, zamansın öğretmenim.

Yeni kuşaklar doğacak, büyüyecek
Kimi Van'da asker, kimi Sivas'ta polis
..

Devamını Oku
Perihan Pehlivan

Öğretmen,
Henüz kapıyı aralamıştı.
İçeri girmeden, koptu yaygara.
Sağ kolu ile gözyaşlarını siliyor,
Sol kolu ile arkadaşını gösteriyor.
Şikâyeti vardı, Erhan’ın.
Kapıyı, örttü yavaşça.
..

Devamını Oku
Ayşe Akdoğan

- ‘’23 Nisan Çocuk Bayramına kimler katılmak istiyor. İsteyenler parmak kaldırsın çocuklar, dedi öğretmen.
Naz öğretmen bir taraftan isimleri yazıyor, bir taraftan da çocuklara telaşlı, telaşlı laf yetiştiriyordu. Bayrama iki hafta kalmıştı. Bayrama katılacak çocukları belirleyip bir an önce çalışmalara başlaması gerekti. Kendi gibi çocukları da bir heyecan kaplamıştı.
Hepside çok şirindi çocukların. Ama içlerinde biri vardık ki çok çalışkan bir o kadarda uslu bir çocuktu. Adı Zeynep. Zeytin gibi simsiyah saçları, kömür karası gözleri vardı ışıl, ışıl.
Öğretmenin yanına çekingen bir tavırla gelerek,

- ‘’Naz öğretmenim bende bayrama katılmak istiyorum, derken minicik kalbi yerinde fırlayacak gibi atıyordu.
- ‘’Evet, seni dinliyorum Zeynep ismini yazalım o zaman,
..

Devamını Oku