O köy ki içime iz bıraktı,
Sor istersen, şeyh seneli tüfeğimden.
O köy ki içim yaktı,
Dilim dönmeze geldi, avcıların önünde,
Acıyorum önümdeki gerçek duran kekliğe.
İçime başka keklik girmişti.
Sor istersen saçma ve baruduma.
Ormanın dal ve yapraklarına.
Dağa, taşa, söyleşen radyoma,
Benden sorma! .
Dilim dönmeze geldi,
O köy içimi yakıp, yakıp eritti.
Öyle bir yakıp eritti ki,
Koca bir keklik için.
Kırmızı yumuşak dudağını,
Sarkan sarı saçlarını,
Taş bebek misali, ince arı belini,
Korkak çekimser yüzünü,
Sor istersen mazideki canlı ve cansızlara.
Yoktu göksünde siyah leke,
Pamuk gibi bir meleke,
Ötmez sır var dilinde.
Sor istersen sır olan içimizden.
O köy ki bir hatıra cenneti,
Oluvermişti bize.
Bizi saran kıvılcımlar alevlendi.
Sor istersen Peri suyuna,
Kıvrıla, kıvrıla giden keçi yoluna,
Yeşili bir başka olan, üzüm bağına,
O köy ki en iyi anılarımın merkezi,
O köy ki içimin sesi,
O köy ki avcılar cenneti,
O köy ki hatırlatır maziyi.
Ötmeyen güzel kekliğim,
Uzakta olsan dahi, sanma uzağındayım,
İçimdesin anılarla yanımdasın,
Elveda edilmez sana, elvedasızsın,
Hayalimde benimle yaşayacaksın.
Benim güzel kekliğim.
İşte benim gözümde o güzel köy sensin.
Evet sensin, benim güzel kekliğim.
Osman Aközel
Osman AközelKayıt Tarihi : 16.2.2009 23:11:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!