O BENİM
Hazana düşmüş gönül mabedim,
Sararıp solan, kuruyan benim.
Çok gördüm toprakta yitip gideni,
Dünyada herkes gerçek, bir yalan benim.
Umudu, hayali daha dün terk ettim;
Yarına sitemkar olan dil benim.
"Yaşarken cehennem gördüm" demeyin,
Göğsümde ateşi taşıyan benim.
Yıllardır sırtımda ağır bir yükle,
Geceye, gündüze sığınan benim.
Sormayın halimi karanlıklarda,
Kendi gölgesinde boğulan benim.
Kırıldı kolum da tutmuyor dalım,
Tükendi sermayem, kalmadı malım.
Gözümden akarken hazin ahvalim,
Kendi gözyaşında boğulan benim.
Feryadım ulaşmaz yüce dağlara,
Küsüp de çekildim ıssız virana.
Aklımı devrettim geçen yıllara,
Zamanın çarkında ezilen benim.
Ne bir dost eli var tutup kaldıracak,
Ne de bir samimiyet yüzüm güldürecek.
İçimdeki sızıyı kim ne bilecek?
Dertsiz çehrelerin arkası benim.
Felek sillesini indirdi bir bir,
Gönlümün sarayımda oldu bir kabir.
Teselli aradım, tükendi sabır;
Kendi zindanında çürüyen benim.
Yapraklar dökülür mevsim dönünce,
Işıklarda söner gece çökünce,
Azrail kapımı bir gün çalınca,
Sessizce bu dünyadan göçen de benim.
Ne bir iz bıraktım ne de bir seda,
Geldim ve gidiyorum yalan bu dünyada.
Bir garip kul idim bitti bu rüyada,
Anılardan silinip giden de benim.
Sonunda toprağa serilir beden,
Sormazlar kimse yok, nereden, neden?
Aşka ve hayata veda edip giden,
Mezar taşında adı bile solanda benim.
Murat Acer
Murat AcerKayıt Tarihi : 28.09.2026 10:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!