Gurbetti, yürüdük...
Soğuk akşamların dizlerimizi büktüğü kentlerin iklimlerinde yapayalnız bırakılan, o hep üşüyen, o hep yoksul, daha otuzuna gelmeden sana ötelerden yiten ahh bendim ANNEM..
Ağzımda öksüz bir ıslık ve ıslak bir sigarayla sana ötelerden tüten ahh bendim ANNEM...
Gizli gizli okuyup ağladığın yazılarda, uzaklara baktığında kirpiğinden süzülen rüzgarlarda sana ötelerden uğuldayan ahh bendim ANNEM...
Babamın terleyen alnındaki çizgilerin yorgunluğunda, güneş yanığı yüzüne düşen köy yağmurlarında sana ötelerden ıslanan ahh bendim ANNEM...
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını