Sana bugün uzaktan baktım
Nazlı İstanbul
Sırtımı Galata'ya dayamış
Elimde aroması kokan bir çayla
Senin rüzgarların okşadı saçlarımı
Bir şiir akar bugün gönlümde
Aşk düşmüş çırpınır kelimeler içinde
Bitti mi gitti mi kimse aslını bilemedi
Kafiyeli ağıtlar yakıldı ardına envai çeşidinden
Yazıldı deftere destansı hikayeler
Kırık kalplere merhem oldu tabib oldu
Şimdi ben kendimi
En sevdirmez haldeyim
Köşebaşımda
Her gün kavga sesleri
Yırtık gömlekli kaçan adamlar
Gasp edilmişti sanki bir cüzdan
Labirent
3.şahsın şiiri hikayemiz
Başladığı yer bile belirsiz
Bir noktaydı yalnızca sanırım bu yüzden
Tüm doğruların geçişi üzerinden
Evvel zamanlarda büyüdük
Kalbur samana düştük
Pireler berber oldu
Develer tellal oldu
Ben anamın beşiğinde
Sen yer döşeğinde
Yuvadan atılmış yavru kuş misali
Gördü gözleri bir ağacın dibini
Bağbozumu hüzün mevsiminde...
Göç yollarının ucuna tutunmuş kuşlar
Başka diyar hasretine uçar
Bu şehir ağır bu şehir yakılmış
Tavana bakıyorum
Bir de mutlu insanların suratlarına
Suratlar tavana yapışıyor
Hep bir ağızdan gülüyorlar bana
Kahkahalar gülüşler
Serseri sürtüşler, elleri ellerinde
Pişmanlık
Kökleri ciğerlerimi delen pişmanlık
Nefes aldığımda içime dolan küf kokusu
Bomboş odalar içinde bedenim çırılçıplak
Yalınayak
Mazi elime verilmiş bozuk bir oyuncak
Salma bakışlarını boşuna
Bu durgun suya olta atma
Sazan yetişmez böyle sularda...
Bugün senden bahsettim
Olabildiğince sen
Varolduğumca sen
Varlığım senmişsin gibi
Sahi sen de benim gibi
Sonbaharı sever miydin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!