Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
KAÇALIM
Gitmemiz gerek kaçmamız gerek bu dünyadan
Belki bir göktaşına en düşmeyeninden
Kutsal geceye selamla
Boğucu sessizliğe kanlı defterle elveda
O şehre aykırı bir kadındı
Büyülü kapılardan usulca geçerken
Hoşnutsuzluğun yükünü bırakacaktı eşiğe
Hesapta olmayan heceler birleştiğinde
Ağlayan bir kalp tükürecekti yalnızlığa
Yıkık duvarlara yaslanmaktan bıkmış
Paranoyalarda tutsak kalmış yılmış
Bir rüyanın içine sürünmüş sürüklenmiş
Ve karanlığın suratına vurmasıyla uyanmış
Öyle bir girdaptaki telaşlı
Heyhat hüznü hep gözlerinde saklı
Tedavisi olmayan bir hastalıktı
Onun bu yaratıcı kaygısı
Kronikleşmiş bir tükenişle cesete dönüşmesi
Üstüne atılan nemli toprağın vuruşuyla
Bir uyanış olur muydu ki ona
Bir satır daha yazsam ipe gidecek bir şair
Şşş sessiz olun
Sakin durun
Yalpalamadan dengeyi bulun
Çığlıkları yutan dünya
Tüm yeminleri kaçmaktan ibaret
Koca yaşlı bir kadından şimdilik sana elveda
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!