Memleketin taş sokaklarında
Yanık bir türkü tutturmuşum
Ağzımda bir sigara
Elimde ucu yırtık bir mektup
Hem okuyup
Hem ağlıyorum terk edilişime
Gözlerin gelir aklıma
Bir kasım sabahında
Okyanusların dibi kadar derin
Fırtınaların en hoyratı kadar hırçın
Gözlerin gelir aklıma
Bir seni sevdim
Bir de günebakanı
O güneşe döndü yüzünü
Ben de sana
O geceleri küstü
Bir bakmışsın seneler geçmiş
Gözlerinin altında mor halkalar
Yüzünde yılların bıraktığı o derin çizgiler
Kızmışsın kaderine bir kere daha
Seni benden ayırdı diye
Nerde oluruz kim bilir ikimiz
El ele göz göze bekleyişimiz
Umudum birlikte yaş alışımız
Seneye bu sıralar
Gençliğim sendin ebedim hep sen
Sen gelince açar bütün çiçekler
Bahar bütün güzelliğiyle dokunur tabiata
Bülbüller şarkılarını sana söyler usulca
Kelebekler kanat çırpar dans edercesine
Yeni doğmuş ceylanlar koşar ovalarda
Seni sevmek
Susuz çöllerde yağmura yakalanmak
Korun üstünde yalın ayak koşmak
Okyanusun ortasında girdaba düşmek gibidir.
Seni sevmek
Sen miydin gelen ,
Tam ümidi kesmişken kendimden.
Sen miydin gelen ,
Rüyalarıma sessizden
Yüreğimde dinmeyen bir sızı
Sabahlara kadar içine düştüğüm sancı
Çık artık aklımdan kalp hırsızı
Uyumak istiyorum
Nedir bu denli mahveden beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!