Hep soruyorlar bana..
Nikahlımısın? .. diye
Aslında nıkahlıyım ben..
Bir tutkulu sevgiliye..
Ölümüne sevmiş meğer beni
Bırakmaz kimseye..
Bıraktırmazda kendisini.
Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Devamını Oku
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Farklı bir duygu yoğunluğu, nadir insanın yaşayacağı cinsten. Ama merak ettim aslını söylemek gerekirse, o giden ve tekrar dönen ne halde döndü? Elde edilemeyen isteklerle mi yoksa kaybettiğinin idrakiyle mi?
Şairane ifadelerle yazılan harika bir şiir.Şair yüreği ve kaleminizi kutlarım Aside Hanım.
Aside Hanım...yürek sesinizi gönülden kutluyorum, kalemin daim olsun...tam puanla saygılar.
Çok güzel bir yürek sesi kutluyorum saygılarımla
HİÇ AKLA GELİR Mİ?
Bazen yazdıklarım bende bir “ACABA?” dedirtecek derecede rahatsızlık yandırır. Her zaman olmasa da zaman zaman böyle bir duyguyu yaşarım, böyle bir şüpheye düşerim.
Özellikle yazılan şiirlerde asıl konuyla ilgili pek bir iz, bir emare, bir nişan, bir belirti yoksa…
Tamamiyle karartılmış duyguları, düşünceleri ancak el yordamıyla yol alarak çözmek de kolay olmuyor hani?
Zifiri karanlıkta yol bulup çıkmayı başarmak gibi düşünün. Kim bilir insan kaç duvara toslar, kaç engele takılır, kaç dikenin acısını bedeninde hisseder. Bulunduğunuz yer size her türlü engellemeyi yapar. Gözün görmediği yerde elleriniz, ayaklarınız ve hatta bedeniniz gözünüz olacaktır.
El yordamı, beden yordamı… İşte tam da budur…
*
Şüphecilik veya Kuşkuculuk…
Bazı şeylere şüpheyle, kuşkuyla yaklaşmada fayda var. Bilimsel adıyla “Septisizm” dediğimiz ve genel olarak “ACABA?” diye ifade ettiğimiz bir anlayış, aslında hep olmalı.
Benim ilke edindiğim hususlardan biri de “Bir kapıyı asla sonuna kadar kapatma.” Biraz aralık kalsın. En azından hava alırsın. Çıkış veya giriş yolun olur. İşte bu, işin şüphecilik, kuşkuculuk, acaba yanıdır.
Olmasında da her zaman için fayda var…
İlerisi için insanın eli rahatlar.
*
Tekrar gelelim şu “NİKÂHLIM” şiirine.
Beni rahatsız eden, bana sorular sordurtan ve net cevaplar alamadığım, bulmadığım bir şiir.
Pek öyle bir emare yok, iz yok.
Kimdir bu?
Nedir bu?
Sana yakışan, gidip de tekrar dönen?
Ya kara toprak, ya ben diyen, dedirten?
Kim?
Ne?
İnsanın adeta hücrelerine işleyen ve bir türlü bir daha içinden çıkmayan. İyiden iyiye yerleşen, hükmeden, içleşen…
İnsanın iptilası…
Yüreğimizin, beynimizin, ciğerlerimizin ve bütün hücrelerimizin tek müptelası…
Belası, hatta istilası…
İstemem ey dost, asla istemem!
Üzerine dahi kondurmak istemem!..
Biz insanız!..
Biz canız!..
Biz sevdayız!..
Hayata, insana, yaşamaya, İlah’a âşık…
Fani de olsa şu an dünyadayız ve varız…
Ufacık şeyleri içimizde büyütmeyiz, fırsat vermeyiz.
Evvel Allah aklımızla, irademizle, yüreğimizle, yaşama azmimiz ve sevincimizle hepsinin hakkından gelmeyi biliriz.
Ufacık şeyleri bir kez gönderdiysek, nikâhımızdan düşürebildiysek tekrar defetmesini de biliriz.
Allah derdin onulmazını vermez kullarına.
Dedim ya “ACABA?” böyle bir durumsa anlatılan, Rabbime içtenlikle dua ediyorum; güç kuvvet versin, çabuk defetsin, sağlık sıhhat versin efendim.
Dün akşamdan beri cevabını bulamadığım soruların bir yanı inşallah bu olmaz, olmasın da…
Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz olsun efendim.
Her şey gönlünüzce ve dilediğiniz gibi olsun.
Hep dostça, hep sağlıcakla kalın.
Hikmet Çiftçi
10 Mart 2013
“GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”
HAYALİ Mİ, MECAZİ Mİ?
Şiiri daha önce de okudum. Şimdi tekrar okudum ve bir de yapılmış yorumlara baktım. Kendi ifadenle şiire tamamen mecazi anlayışla bakılırsa anlatılmak istenen anlaşılır, gibi bir ifade dikkatimi çekti.
Tamam bakalım.
Birinci bölümde ölümüne sevme ve ölümüne yapılmış bir nikâh var.
Ulaşılması imkânsız bir tutkuyla, iptila ile sevme var. Hay hay efendim. Neden olamasın. Olur elbette…
İkinci bölüme geçince isyan kime?
Bırakılmak istenen kim?
Peşini bırakmayan kim?
Nenden manevi, yüce olabilecek bir sevgi maddeleşti, dünyevileşti?
İlahi aşkta küsmek ve küstürmek olur mu?
O zaman bu mecazi bir aşk değil de, hayali bir aşkın ifadesi olabilir. Ama küsmenin, küstürmenin, bırakıp gitmenin, terk etmenin hayalisi, mecazisi pek olmaz. Bu duygular, hatta duygu da değil, düşünceler tamamiyle dünyevidir.
İnatlaşmak da dünyevidir. Karşılıklı bir eylemden bahsediliyor.
Yıllarca gelmeyip, sonra tekrar dönmesi ve asla vazgeçmemesi…
Benim görebildiğim, bu sayfalardan öğrendiğim bir gerçek oldu, nasıl bir gerçekse…
Bu gerçeği anlamak bile çok zor.
Anlaşılan siz de pek çok şaire gibi “AŞKA AŞIK OLANLARDANSINIZ”
Herhalde bu şiirin mecazi olabilecek tek yanı böyle bir anlayış, olgu, duygu olmalı…
Takdirlerimle…
Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz olsun efendim.
Dostça ve sağlıcakla kalın.
“GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”
sevgiliye sevene söz vermek bu çok güzel bir duygu arkadaşım.. yüreğinize kaleminize sağlık çok güzel anlamlı duygu yüklü bir şiir okudum.. yürek sesiniz hiç susmasın..
Harika bir şiir.Çok ama çok beğendim.Tebrikler arkadaşım.Yüreğine sağlık..
Anlamlı ve güzeldi; tebrikler... 10 puan +ant. Sevgiyle kalın...
sözdür nikah,
özdür nikah....
kış olan vakte yazdır nikah.
Nikah manası ile de ehemmiyet arz eden bir kelam.
ve nikahı sevda ile birleştirip mısraya düşen dosta selam.
Şiir öyle içten ve samimiydi ki yoruma bile bir şiir ahengi kattı ister istemez.
Sevgili ASİDE CAN...
mazur gör; şair sayfan olmadığından şiirlerinin olup olmadığı belli olmuyor ve ben içimizde ki bu cevheri, bu güçlü kalemi yeni yeni fark ediyorum.
Ama biliyor musun; şöyle bir baktım da hece şiiri yazmakta çok yakışacak sana. İstersen aynanın karşısında bir dene.
Yürek aynan sana doğruyu söyleyecektir.
Kutluyorum
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta