Deniz kavminin kanlı gözü, aşar milatları,
Yedi düvel birleşmişti yeniden kuşattı bu kutsal yeri.
Hep buradaydı pusu, sinsi zifiri karanlıkta,
Tarihin gizemi, yine aynı rolleri dağıtmakta.
Hektor ki Truva’da surları koruyamayan o mağlup han,
Kemal ki Akdeniz’e çelikten bir sel gibi akan muzaffer kumandan!
Kendine giden yollara döşediğin mayınlar,
Tapınağının koruyucusu...
Sözlere, imalara duyarlı kulakların...
Acıtan hatıraların kesintisiz yayını zihnin;
Kendine erişimin sanki sınır kapısı...
Silahsız, zırhsız geldin belki yanıma ama
Boş, suskun, hasarsız
Gamsız refleksi
Gövdesini inkâr eden o sızısızlık...
Beyhude bir cengin hevesi.
O kadim çetelesinde hayatın,
Kaybedilen gariptir savaşçı hanesinde.
Akıl dengesini karşılıklı kurar
Nerede bir hareket
Orada karşılık arar
Kalp kalbe karşıdır
Fikir fikre karşıdır
İnanç inanca
Üşengenç nesil
Ekran sürgünleri
Gözleri ekranda hızlı
Ayakları hayatta sürüne sürüne
İlerliyor...durarak
Hareketsiz bir roller coaster
Yüzünün Sina’sında bir mecnun,
Cebinde kum, kendilik tortusu.
Kuyunun ipi, benlik kurgusu.
Yukarı çekse yalnızlık,
Aşağı bıraksa kör karanlık.
İnmek mi ister, suyu içmek mi bilmez
Kerbelaya yol açar kufe halkının daveti.
Yola çıkan münevver yolda tadar şehadeti
Gönül senleymiş güya
Aşılır mı kılıcın, güce aidiyeti
Davet et, ortada bırak
Tam bir Yezid adeti
Kod boşluğunda
Yapay yankı
AI modu
Bul odu
Eğitilen-eğiten
Kendini öğrenmektesin
Birbirimizde açtığımız yaranın kabuğuna
Çocuk denir
Kabuğu sakınana anne
Koparana...
Sevmek yaralanmakmış
Adaletin gözü bağlı
Elinde bir aksak terazi
Tek duyu göz mü
Ne olacak geri kalan dördü
Bakınca gördüğüm
Göz görmeyince gönlün katlandığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!