Kaygılıyım, ucu bucağı olmayan bir bataklık bu.
Saçım azalıyor, derim dökülüyor, yüzümde izler...
Yaşlandığımı bu kadar erken ve ani görmek acı.
Sahi, o eski masumiyetim gelmeyecek değil mi?
Tatlı suratım, sarı saçım, büyük gözlerim...
Şu zamanlarda özlüyorum o çocuğu, biliyor musun?
Hasta mısın yoksa aşık mı?
Melek misin yoksa şeytan mı?
Ya İstanbul, ona ne kadar aitsin?
Beni şu dertli halimden kurtaracak mısın?
Nesin bilmiyorum, bilmiyorsun, bilmiyoruz...
Ne çok şeydik,
Ne de hiç şeydik aslında.
Ama neden unutamam seni?
Bazı ilklerim olduğun için mi,
Gece gökyüzünde gülümsediğin için mi?
Korkusuz insan yok, şüphesiz.
Korkmak, insanı hayatta tutan yegâne şeylerden.
Peki, korkuyu kontrol edememek ne türden bir aptallık?
Çaresizce, korktuğun her şeyden kaçmak...
Neden bu boşvermişlik, emin misin korktuğundan?
Basit hikâyelerden çıkmam değil,
Kült film sahnelerinde boğulmam lazım,
Kesip kesip tekrar oynamam, yönetmem lazım.
Ellerini yazın bile ısıtmam,
Renkli gözlerine ulaşmam lazım,
Güneş gibi yağan saçlar,
Her ortamı aydınlatan.
Ay gibi esen bir çehre,
Gece vakti yoluma ışık tutan.
Ya gözlerinde akan o nehre ne demeli?
Gözlerim yıllardır aynı renkte takılı,
Neye baksam sarı görürüm.
Bir de görmemiş gibi yapmam yok mu?
Halbuki sonsuza kadar düşünürüm.
Ama sarının yanında siyahı gördüm mü,
Hemen ordan kaçarım, uzaklaşırım.
Puslu girdiğim bu yol,
Amansızca yürüyorum.
Yolcuyum, ama istikameti bilmiyorum.
Sonrasında renkli bir minibüs beliriyor uzaklarda.
Otostop çekip biniyorum,
Derin bir huzur vardı dün uyumadan önce,
Sanki iki gün sonra işbaşı yapmayacak gibi.
Çocukluğu düşlemek,
Gece vakti huzuru koklamak.
Bazen düşlemek gerek demek ki.
Sakalların tam ağarmamış, tanıdım seni
Ne oldu, kaçtın gittin sormadan; tanıyamadan beni
Seninle tanışmayı kafaya koydum artık, ey veli
Dünse ağlayarak rüyama buyur ettim seni
Sabah oldu da gelmediğini anladım, ihtiyar deli




-
Nidal Muhammed
-
Nidal Muhammed
Tüm YorumlarKardeşim @nidal_md06 gelsene tanışalım, tabii istersen.
Hayret bir adaşımı buldum.