Puslu uzak bir geçmişte tam da bugün ruhun üflenmiş ya bedenine. Tamda bugün ağlamaklı açmışsın ya minik gözlerini yer yüzüne. Artık hayat, sana dair ne varsa, belki iyi biraz kötü, şimdiye dek ya da bundan sonra istediğin hayal ettiğince.
Gülümseyen ruhun, göz bebeklerin, aradığın huzurun. Çok uzak kalmasın ömrünce. Sabahları uyanırken, gece yastığa başını koyarken. Sadece anlam olsun, bulduğun. Bu anlamsız olan bitenler içinde..
Bir sevi uğruna yan yanacaksan, küle dön, döneceksen. Ki bulmadan, ki yaşamadan gitmedim; de.
Sonra yastığa başını koyduğunda; kapadığında gözlerini, uykulara. Gökyüzünü izle, dalga seslerini duy, uçurumların sessizliğini, çiçeklerin kokusunu. Sen baharları getiriyorken, bir başka nefese. Mevsimler ibadet ediyordu, sen bilmesen de.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta