Bir Mayıs gecesi
Şehir ışıkları düşmüş suya
Soğuk bir rüzgar ısırıyor tenimi
Bir göl kenarında oturmuşum
İçiyorum bu hayatı hızlıca
Mevsimler geçti ömrümden
Başına taç giymiş güneşler
Kuyruklu yıldızlar
Amansız sevdalar gördüm
Ömrümden mevsimler geçti
Çok insan eksildi hayatımdan
Elvedalardan koca dağlar yaptım
Kumdan kaleler gibi yıkılmayı bekleyen
Yıkarken yıkıldım
Zamanla tükendim
İşte tam da bu yüzden
Önümden geçip gittin
Gittin mi sahiden?
Ben kalakaldım orada
Sana rastladığım o kaldırımda
Kendimi yenip,merhaba demek istedim sana
Öylesine gelmiştin aklıma
Sarı sıcak bir yaz gününde
Denizin köpüren dalgalarını izerken
ve kulağımda yalpalanan sesi varken yaprakların
Öyle bir sessizlik içinde
Öylesine gelmiştin aklıma
Ne çabuk da gitti
Oysa sevişmemiz gereken konular vardı
Paylaşmamız gereken sevinçler
Bizi bekleyen acılar vardı bölüşülmeyi bekleyen
Giderken bir elveda da denmedi
Ne zordur bu el-vedalar
Sanki bir birimizi görsek
Güneş görmüş kar gibi eriyip gidecektik
Başımızı eğerek,
Kurtulabilir miydik acaba bu büyük günahtan?
Piç edilmiş bir aşk-en büyük günahımız
Romeika
Şöyle bir yaz günü
sıcağı da almışız arkamıza
gökyüzü öyle mavi, öyle mavi
Hiç kimse anlamayacak
Neden böyle sevdiğimi
biliyorum
Ve bile bile
Uzun bir yola çıkar gibi
Çıkıyorum sana
Siyah gözlerinde
Anlamı saklı yaşanmışlıkların
Sıcak gülüşlerinde
Buruk neşesi ,belli belirsiz geçmişin
Kaç mevsim geçer sevdasız
Kaç çiçek açar umutsuz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!