Kelebeğin rüyasıyım ben
Olasılıgıyım en imkansız aşkların
Düşleriyim demir perdelerin arkasındaki umudun
Tüm renkleriyim bir çiçeğin,
Yaz günlerinde sarı sıcak, zemheri kışında buz mavisiyim
Dedim ya, kelebeğin rüyasıyım
Bütün kışı kovanında geçirmişti
Karanlık kasvetli havasız bir yerdi
Diğer arıların vızvızlarından kafası şişmişti
Güzel güneşli günlerin özlemiyle uyudu
tüm asker arılar gibi erken yatar, erken kalkardı
Bir Mayıs gecesi
Şehir ışıkları düşmüş suya
Soğuk bir rüzgar ısırıyor tenimi
Bir göl kenarında oturmuşum
İçiyorum bu hayatı hızlıca
Mevsimler geçti ömrümden
Başına taç giymiş güneşler
Kuyruklu yıldızlar
Amansız sevdalar gördüm
Ömrümden mevsimler geçti
Öylesine gelmiştin aklıma
Sarı sıcak bir yaz gününde
Denizin köpüren dalgalarını izerken
ve kulağımda yalpalanan sesi varken yaprakların
Öyle bir sessizlik içinde
Öylesine gelmiştin aklıma
Ne çabuk da gitti
Oysa sevişmemiz gereken konular vardı
Paylaşmamız gereken sevinçler
Bizi bekleyen acılar vardı bölüşülmeyi bekleyen
Giderken bir elveda da denmedi
Ne zordur bu el-vedalar
Romeika
Şöyle bir yaz günü
sıcağı da almışız arkamıza
gökyüzü öyle mavi, öyle mavi
Hiç kimse anlamayacak
Neden böyle sevdiğimi
biliyorum
Ve bile bile
Uzun bir yola çıkar gibi
Çıkıyorum sana
Siyah gözlerinde
Anlamı saklı yaşanmışlıkların
Sıcak gülüşlerinde
Buruk neşesi ,belli belirsiz geçmişin
Kaç mevsim geçer sevdasız
Kaç çiçek açar umutsuz
Sen yoktun ,ben yoktum
Kimsesizdi kediler, boştu koltuklar yalnız trenlerde
Neşesi kaçmıştı uçurtma uçuran çocukların
Ellerinde ipi kalmıştı sadece,
Gökyüzü de yoktu
Kuru kalabalıklarda tek başına kalmış bir çocuktu düşlerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!