.
Güneş, denizin eteğine çöküp uykuya daldığında
ve dünya ellerini saklıyorken son hızla
....................................sinyali dost için saygıyla...
uğultuyla esneyip genişliyor ufuk
bir buna şaşmıyor fener
bir de sürgün veren kederin
cortazar okuyuculuğu biçtim eynime
okuyabilmek için
odalar dolusu rolin
lades çekişmişti
ey alnımızı yoklayan bütün medeni
silahlar
üzerime doğrulan sisi damıtacağım
kimsenin bilmediği dağları kazarak bulacağım
dilimde açmış saçılmış vanadyum
...
ışığı paslı gece ve bize konuşmayan söz
çıkagelen yanıt
çinilerle döşenmiş anlaşılmaz uzaklık
Şu yaldızları dökülmüş dünyada
kayda değer birşey bulmuş gibi
kendini
puslu yılların ardına hapsetmiş
şeyi içmiştim sanki
nice yıldız parladı yokluğunda senin
yağmurlar süzülüp gitti birbiri ardına
buzlar çözüldü bahar güneşinde
ezberler bozuldu tekrarlar silindi
kısacık bir anmış meğer
Ellerimin telaşı kalbime dokunuyor
porselen kırıldı
bu girinti bu beyaza çok
gül kütüklerinden yosma aşılar budayıp
yetik oldum
dokunmuyorum ama
keten çözgüsünde kalmış kor ipek fularıma
açmıyorum
yıkılsa bile askısından
kanser ağır ilerliyor, unutkanlık ansızın
sessizliğin zihni büken bataklığına aldırma
inancın deneyimli imgesi
çocuklar dönüyor ve perileri
günlük kokuları sinmiş yataklarından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!