Nereden Bileceksiniz? Şiiri - Nebi Güllü

Nebi Güllü
20

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Nereden Bileceksiniz?

Gözümden süzülen yaşın izini,
İçimde közlenen narın hızını,
Alnıma yazılan kara yazımı,
Bakınca yüzüme, nereden bileceksiniz?

Geceler uykuma pusu kurarken,
Anılar ruhumu her gün yorarken,
Dilim sussa bile kalbim sorarken, Sızlayan yaramı nereden bileceksiniz?

Dışım bahar dalı, yaprak açarım,
İçimde bin türlü dertten kaçarım,
Ben kendi küllerimi içten saçarım, Yandığım ateşleri nereden bileceksiniz?

Gülüşüm maskedir, ardı uçurum,
Sanki bir meçhule gider dururum,
Kırıldı kanadım, bitti gururum,
Yıkılan dünyamı nereden bileceksiniz?

Yolların tozuna gömdüm sesimi,
Kesik bir nefesle aldım hırsımı,
Kimse dinlemedi benim yasımı,
Yuttuğum sözleri nereden bileceksiniz?

Kaç kış dondum böyle, kaç yaz kavruldum,
Kendi rüzgârımla göğe savruldum,
Dost elinden değil, candan vuruldum, Sırtımdaki hançeri nereden bileceksiniz?

Umudu ekmiştim çorak toprağa,
Can verdim her akşam solan yaprağa, Veda edip gittim her bir durağa,
Gidişim ne zordu, nereden bileceksiniz?

Şimdi bir gölgeyim kendi peşimde, Kâbuslar saklıdır tatlı düşümde,
Ecel soğukluğu varken döşümde,
Her gün öldüğümü, nereden bileceksiniz?

Nebi Güllü
Kayıt Tarihi : 26.12.2025 02:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tekin Bekar
    Tekin Bekar

    Şiir boyunca tekrarlanan "Nereden bileceksiniz?" retorik sorusu, metnin ana motoru. Her dörtlük bir itirafla başlayıp bir imkansızlıkla bitiyor.
    "Dışım bahar dalı, yaprak açarım / İçimde bin türlü dertten kaçarım." Burada şair, toplumsal maskesi ile içsel yıkımı arasındaki uçurumu net bir tezatla veriyor, bu da Tezat Sanatı,"Ben kendi küllerimi içten saçarım." dizesi, küllerinden doğan anka kuşuna bir atıf gibi görünse de, aslında bir "kendi kendini tüketme" halidir.
    Şiir, samimiyet (hasbilik) açısından çok güçlüdür. Kelimeler zorlama değil.
    Necip Fazıl, insanı "fildişi kulesinden" indirip zindanlara, kaldırımlara ve vicdan azabına hapseder. bu şiirin de tam olarak o "zindan" atmosferinde geçiyor. "Şimdi bir gölgeyim kendi peşimde" dizesi, üstada ait o meşhur "Kaldırımlar"daki kimsesizlik hissinin 2025 yılındaki yankısı gibi.

    Özetle: Siz; bu şiirde sadece bir "hasar tespiti" yapmamışsın, aynı zamanda o hasarın neden tamir edilemeyeceğini edebi bir dille ispatlamışsın. Başarılar dilerim.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)