Ben…
Güzel sandığım bir ailede doğdum.
Çocukken insan
evini cennet sanır.
Duvarların güven verdiğini,
kapıların koruduğunu düşünür.
Ben de öyle sandım.
Sonra büyüdüm…
Ve öğrendim ki
güzel olan tek şey
“aile” kelimesiymiş.
Bizim evde
duvarlar çok şey bilirdi.
Gece olurdu…
Saatler ağır ilerlerdi.
Bir odanın köşesinde
küçük bir kalp
kuş gibi çırpınırdı.
Kapılar sert kapanırdı.
Sesler yükselirdi.
Sessizlik daha da büyürdü.
Sabah olunca
aynaya bakardım.
Bazen dudak susardı,
bazen göz.
Ama en çok
bir çocuğun içindeki
güven susardı.
Mevsimler geçti.
Bir çocuk
yılları saymayı erken öğrendi.
Bir kış geçti…
Bir yaz geçti…
Sonra bir kış daha.
Bir çocuğun omuzlarına
beş altı yıl kadar ağır bir zaman
sessizce oturdu.
Vücudumda izler kaldı.
Bazıları tenimdeydi…
Ama çoğu
kimsenin göremeyeceği yerdeydi.
Sonra bir gün…
Evde bir sessizlik oldu.
Ne kapı çarpması vardı
ne bağırış.
Sadece bir bavulun
yavaşça kapanma sesi.
Bir çocuk kapının eşiğinde durdu.
Hiçbir şey anlamadı.
Sadece birinin
arkasını dönüp gittiğini gördü.
Kapı kapandı.
Ve o kapının ardından
bir çocuk ilk kez anladı:
Bazı gidişler
geri dönmek için değildir.
Ben o gün
annemi değil…
Dünyamın yarısını uğurladım.
Ama yine de bekledim.
Belki bir gün geri gelir diye.
Belki bir gün
“oğlum” diye sarılır diye.
İnsan bazen
bir kelimeye tutunarak büyür.
Ben öyle büyüdüm.
Sonra sevdim…
Toprak aldı.
Bir dostum vardı.
Bana “sen benim ailemsin” diyen.
Onu da
toprak çağırdı.
Hayat bana dedi ki:
“Erkek ol.”
Ben düşündüm…
Ve dedim ki:
Ben erkek olmak istemiyorum
Ben, ben
adam olacağım dedim.
Kalabalıkların içinde yürüyen adam oldum.
Masalara kahkaha bırakan adam.
İnsanları güldürdüm.
Eğlendirdim.
Herkes dedi ki:
“Ne kadar neşeli biri…”
Kimse bilmedi.
Bir palyaçonun yüzündeki gülüş
gerçek değildir.
Boyadır.
Çünkü gece olunca
ışıklar söner.
Kalabalık dağılır.
Ve palyaço
maskesini çıkarır.
Geriye
karanlık bir odada
gözleri şişene kadar ağlayan
küçük bir çocuk kalır.
Biliyor musunuz…
O çocuğu
çok kişi öldürdü.
Sessizlik öldürdü.
Yalnızlık öldürdü.
Sevgi eksikliği öldürdü.
Ama ben…
Ben o küçüklüğe
bir ses verdim.
Belki bir gün
küçüklüğünde bulamadığı sevgiyi
insanlarda bulabilsin diye.
Ben güldürdüm insanları.
Belki güçlü olduğumdan değil…
Belki içimdeki çocuk
yalnız kalmasın diye.
Ama size bir şey söyleyeyim mi…
İnsan bazen yaşar gibi görünür.
Konuşur.
Güler.
Nefes alır.
Ama içinde
bir yer çoktan toprağa verilmiştir.
Ve bugün…
Karşınızda duran adam
yaşayan biri değil.
Ben…
nefes aldıkça
biraz daha eksilen bir adamım.
Ve eğer bir gün
kalabalıkların içinde
herkesi güldüren bir adam görürseniz…
ona dikkatli bakın.
Çünkü bazen
en çok güldüren insanlar
en sessiz çığlığı atanlardır...
"Kendinize sağlıcakla bakın..."
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 21:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Çocuk,ve maskenin ardı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!