hay, kıpır kıpır akrep
ya sen yerinde duramayan
dört dönen yelkovan
ardışık yirmi dört saatler
ve aralıksız
gıdım gıdım yaşanan aylar
ayrılıklar
zalimlikler
savaşlar
kan ve gözyaşı
anlamsız kayıplar son bulsun
insanlık noksan
içinde
çocuk olmayan
bayramlar
körelmiş yürekler
pas tutmuş beyinler
dünyasında
sevinçli miyim
mutlu mu
hüzünlü mü
kırgın
ya da yorgun mu
yoksa bıkkın mı
her Nisan’da
bir yanım
çiçek açar
bahar edasıyla
bir yanım
yangın yeri
son güzel demlerinde
dostluk ve kardeşlik
adeta gülümsüyor
özgürlük kokuyordu hava
el ele çekilen halaylarda
coşku ve umut büyüyordu
kolluk gücünün
kuş uçurtmayıp
nefes aldırmadığı zamanlarda
son yazda
el ele,kol kola
omuz omuza
yanıyordu bir ülke
bir baştan bir başa
içten, dışa
buram buram yanıyordu
açlık ve sefalet
savaşların bitkinliğiyle
ölümün sonsuzlaştırdığı
güç aşıladığı
biraradalaştırdığı
yüreklendirdiği ayın
ilke ve devrimleri
hayata geçirmenin
Kepsut yolu
onuncu kilometrede
Çınarlıdere’de
en hakim tepede
efil efil esen yelde
kokunun olduğu yerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!