gönlüme kuş girmiş de
çırpınır durur yüreğim
sis çökmüş adeta
göğüs boşluğuma
göz gözü görmez
kanım donar
hüznü, mutlulukla
acıyı, sevinçle harmanlayan
içselleştirdiklerini
hamuruyla yoğuran
anlamsız geleni kavramlaştıran
sevgiyi çoğaltan
her koyun
kendi bacağından asılır
bireyselliği
herkesin kışı kendisine
bencilliğinde
nerede kalır biraradalık
en yakın ihtiyaç
açken yatmadığımız
külüne muhtaç olduğumuz
o güzelim komşuluklar
hoş sohbet dostluklar nerede
nerede kaldı
gözün aldığı her yer mapushane
kepenkleri indirilir düşüncenin
duyguya haciz gelmiş
gülüşler prangada
zorba düzeninde
yürekler icrada
hangi taşın ardına saklanıp
nerede kalmıştı
o masum duygular
hangi dağda kurt ölmüştü de
hatırlandı sevdalar
ve fersah fersah
caka satman
küçük dağları
ben yarattım edan
kasıntı tavrınla
nereye kadar
gitti işte
rahat bırakmadığımız
Eylül’de sessiz sedasız
çekip gitti
hüznümüzü
sevdamızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!