içimde
köyden kente göçmüş
kenar mahalle yoksulluğu
dağ gibi yüklerin ezikliği
kavganın
yorulmaz azmi
ah bir bilsen
içimin harabiyetini
bir elimde hasret
bir elimde şarap
seni söyler,seni içerim
sabahlara kadar
umut doğurganlıkta
umut bir çocuğun
ayağa kalkıp adım atmasında
konuşmasında
umut bir çiçeğin
tomurcuğunu yırtıp açmasında
göçmen kuşların
bırakıp gittiği
yalın ıssızlıklarda
iple çekiyorum sevdanı
yağmur damlalarına
gökkuşağına
karanlık yalnızlık
sessiz çığlık
ıslak yorgunluk
hüzünlü duygusallıkla
yıldızlara sarılıyorum
her gece
gök gürültüsü
susmayan
martı çığlıkları
yediverenin
her mevsim açışı
goncanın
göğüs boşluğumda
çırpınan yırtıcı kuşlar
sana uçtu sürüyle
engel olamadım
durduramadım
tutamadım kanadından
gökyüzünün bağrından
maviyle yıkanmış
bir demet bulut gönderiyorum
ve yüreğinin dağlarının
karını eritecek
bir avuç güneş
sorunların üstüne
bir nefes duman
bir duble rakı
bir demet üzüntüyle
yangının üzerine
bir kova suyla gitsen
bir kez
iç dünyanda
ya da karşındakinde
yabancılaşma başlamayıversin
ve araya soğukluk girmesin
ya öteki olursun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!