bunca yaşanan sıkıntılar
kabul etmek gerekir ki
adam gibi çarpmasını bilmeyen
ve sevmeye yetmeyen
kifayetsiz yüreklerin marifetidir
dillerden düşmeyecek
sevdamın nakaratını
yüreğine kazıyıp
alnına yazdım
yıllarca söylenecek
hep bilinecek
mozaikte taş
harçta çimento olabilmeli
çorbada tuz
tarlada
ya da aşurede buğday olmalı
suda balık
köyümüz şehire yirmi üç kilometreydi
nadiren araç bulunurdu
bir tek salı günleri araç garantiydi
Salı şehrin pazarıydı
“şehere” kamyonla gidilirdi
beyaz undan yapılan
muhabbet edesim
paylaşmak istediklerim var
sınır koymadan
biraz dertleşelim seninle
çayı koy geliyorum
iki yanlış bir doğru
iki doğru bir yanlış yapmaz
yanlışlar arttıkça doğruları götürür
doğruluk arttıkça da yanlışlıkları
yanlışların çoğunluğunda yanlışa uymak da
doğruların çokluğunda
onu bunu bilmem
ben seversem
tam severim
ya da sevemem
işte işin özeti
resim yaparken
fırçayı rahat bırakacaksın
yazı yazarken
kalemi
hayal kurarken
sadece bana ait olan
yirmi beşinci saatimsin
kimsenin bilmediği
sevdanın bitmediği
ömürden ömrün gitmediği
hiçbir değerin yitmediği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!