hanımeli kokusunun
yaseminle tokuştuğu
şarabi akşama uzanan
fasıl geçtiğimiz gecelerin
sabahına
el ele uyanmak isterim
ekmek arası acılarla büyüdük
bu yaşımıza değin
istemeden tattığımız
yüreğimize inen
derinliğine
ve genişliğine yaralarla
telafisi olmayan
kayıplarda
kaynar sular dökülür
başımdan aşağıya
kan çekilir damarlarımdan
inan
ne sıcağın bunaltması
ne dondurucu soğuktur
duyguların acımasına sebep
kah gök gürültüsü
bazen martı çığlığı
bir bakmışsın
aşerir gibiydi
tutkularımız
zamansız
ama vurgun
olmazsa olmaza endeksli
ya da
kadeh kırılganlığında
şeffaf
şarap duyarlılığında
dayanılmaz
her yudumunda
yüreğimde hissettiğim
gelmek bilmedi
çıkmaz ayın son Çarşambası
efsane miydi ne
bir türlü
dönmeyen
yoksa
düğünlerimizde kına
hüzünlerimizde
ağıt yakarız
ormana
cana
geleceğe
ciddiye almadan
izin vermeden
bizimle oynamasına
çalımın yanı sıra
röveşata atabilmeli hayata
gidişatı
bazı emekleyerek
düşe kalka
kah ite kaka
el bebek
gül bebek büyüttük
ve bir ömür yürüttük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!