Okan Kobatan - Müzisyen / Söz ve Beste Yazarı
1985 Bandırma doğumlu Okan Kobatan, çocuk yaşlarda başladığı müzik yolculuğunu özgün bir çizgide sürdürmektedir. İstanbul’a yerleştiği 2004 yılından bu yana folk, protest ve akustik türlerde üretim yapan Kobatan, Anadolu ezgilerini gitar eşliğinde kendine has bir yorumla yeniden seslendirmektedir.
Kutup Yıldızı ve Rüzgarla Bir gibi topluluklarla sahne alan sanatçı, Grup Yorum, Grup Munzur, Ali Asker, Mehmet Celal, Pınar Aydınlar, İlkay Akkaya, Cevdet Bağca ve Bandista gibi sanatçılarla aynı ...
Aşk bir sığınak olmadı,
umut bir plan.
Sadece
daha az can yaksın diye;
biriktirdiği acıyla bir tutam sevgi almak isteyip,
sonra yok olmak mı vardı düşümüzde?
sonu bilinmez cümleler kurdum
yanlız kifayetsiz kayboluşlarda bir hat
yerini bulamayan adımlar
fazla gelen sessizlik
olması gerekenden az
Günlerce üzerine düşündüğümüz şu evrende
anları kaybediyor ve
ortalama bir gezegende uyanıyoruz her gün.
Sanki büyük bir şey olacakmış gibi
giyinip çıkıyoruz dışarı.
Yıl… bin dokuz yüz kırk bir değil belki.
Ama özlemin cephesi hâlâ,
kalbimde kurulu.
Bir posta kutusuna sığmayan mektuplar var içimde.
Ve her cümlede,
Susuşlarımda kaybettim yolumu
Döşüm dikiş tutmaz
Saplasam hançeri yol bulmaz kendine
Düşen gözyaşın hatir usturaları kanattı yaralarımı
Sabaha çıkarır mı bu saat beni bilmem
Ama ölüme merhaba diyecek kadar örse çekiç gidiyor
Sen mi öğrettin bana
Her kalabalığın bir yalnızlık barındırdığını?
Yoksa ben mi çok şey sığdırdım
Bir çift gözün suskunluğuna?
Ah İstanbul...
Gecenin tam ortasında bir ses düşüyor içime.
Kime ait bilmiyorum, ama;
Sanki dalgalar vurur ya kalbinin kıyısına,
Her geri çekilişte biraz daha eksilirsin gibi hani...
İşte öyle bir ses gidip geliyor içimde..
Bir bardak su gibi bekledim seni
Balkonda, limonlu kolonyanın tam karşısında
Gözlerinin dibinde
-belki de unutulmuş bir başkasının yerinde-
Gelmedin...
Sakladım hüznümü vurulmuş geceye,
Yüreğimden göçen kırlangıçlar gibi.
Susuyorum yollara, unuttum hasreti,
Otogara bıraktım solan mendilleri.
Giderler şimdi, şehrinin üstüne konarlar,
Bir akşamın son cümlesinde unuttum adımı,
rüzgâr dolandı içime,
kimse fark etmedi...
Yıldızlar susacaktı neredeyse üstümüzden
bir ormanın unutulmuş kalbinde,
denize en çok benzeyen sensizlikte.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!