Ekranlara bakıp daldım derine,
İnsanlık düşmüş hep, kendi derdine,
Sırtını dönmüşler, hak hakikatine,
Yazık deyip utanmaktan gayrı ne kaldı?
Sıra bana gelsin, derler dururlar,
Ruhsuz kelamlarla, kafa yorarlar,
Aslını inkârla, hayal kurarlar,
İnsanlığımdan utanmaktan gayrı ne kaldı?
O helva sizde belki de bizde pişerdi,
Evlerden hüzünle ağıt taşardı,
Her yanımızı riyakar vicdan kuşatırdı,
Kahrolup utanmaktan gayrı ne kaldı?
Yazık çocuklara, ama sizlere daha da yazık,
Vicdanlar çürümüş, ahlaklar bozuk,
Gönül terazisi kırık, tartı karışık,
Susup da utanmaktan gayrı ne kaldı?
Sözüm hak meclise, arifler baksın,
Gafil olan kişi, kendine dönsün,
Herkesin hesabı, mahşere kalsın,
Ah edip utanmaktan gayrı ne kaldı?
Garip Murat der ki; devran dönecek,
Zalimin ışığı, elbet sönecek,
Hakikat önünde, maske düşecek,
Ram edip utanmaktan gayrı ne kaldı?
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 02:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!