Sen bir deniz derinliğisin,
Bense yüzme bilmeyen bir tutsak.
Dibe batıyorum iyicene,
Yaklaşıyor ölüm sessizce.
Öyle bir eksiklik ki,
Bu gece,
bu gece benim için önemli,
Lakin kestiremiyorum.
Üzerimde geçmişten kalma bir heycan,
Ve bir avuç umut var.
Bilemiyorum ne olduğunu,
Sardı gecenin sessizliği bedenimi,
Bugünde sensizim.
Sensizliğe döküyorum gözyaşlarımı,
Gökyüzüde eşlik ediyor,
Benim sana olan vedama.
Gecenin ıssız karanlığında,
Ağır basıyor geçmiş.
Kapatıyorum gözlerimi.
Bir ses yükseliyor zihnimde,
Küçük bir çocuk sesi.
Bağırıyor acı dolu haykırışlarıyla,
Yoruldum ben bu şehirden,
Seni görmeyen gözlerimden.
Acı geliyor kalbimin derininden,
Sevdiğimin dönmeyişinden.
Geride kalan ben,
Zihinde akıl almaz sorular,
Yanıtlanmamış çokça cevaplar.
Sevgiyle yazılmış bir hüsran,
Her dizesi aşk barındıran.
Gözleri kadar ıssız bir mısra,
Konuştum,
Dinledin,
Söylemedi sırrımı kimseye.
Acısını sakladı, içten haykırdı,
Yine de çekti beni uçurumdan.
Ne gelişi vardı ne gidişi,
Yeşil ağaçların içinde,
duyuyorum,
Cıvıldayan kuşların sesini.
Toprağın kahvesine,
Eşlik ediyor, mor sümbüller.
Ömürlerine rağmen,
Hava tümüyle kararmış,
Yağmur yağmaya başlamıştı.
Herkes kaçışıyordu bir tarafa,
Kimisi hızlı adımlarla ilerlerken,
Kimisi de dinmesini bekliyordu.
Sanki nefret ediyorlardı yağmurdan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!