BARIŞ İÇİN DİRENDİK
Eserleri
BARIŞ İÇİN DİRENDİK
(Yaşarken hep direndik
(Zindanlarda direndik
Metrepollarde gezdik
(Sürgünlerde direndik
Barış için direndik
Bu yolda biz can verdik
Dicle amedden geçtik
(Zülme karşı direndik
Şiir
Şerefli bir ölüm
yaşamın en güzel anlamıdır
Bedenini ateşe veren revşanım
İhanete uğrayan şeyh saidim
Dar ağacına giden Erdal’ım
Amara da özgürlüğe koşan
Mahsunum mustafayim
Berfo ananın cemiliyim ben
Yüreğimde Umut Eken
Ve o umutlarla
her sabah gülümseyerek
Uyanan Mezopotamya nın
çocuklarıyım ben
Selam olsun kardeşlik yolunda
yürüyen yürekli tutsaklara
mazluma Kemal’e
selam olsun bütün
Cumartesi annelerine
selam olsun selam olsunnnnn
(Dicle Fırat’tan akar
(Butan serhattan bakar
Devrimci kardeşlerim
(Barış için can atar
Barış için direndik
Bu yolda biz can verdik
Dicle amed den geçtik
Zülme karşı direndik
Söz müzik Nasır SERHEDİ.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!