Küçük bir çocuk,
Alaca karanlığın arasında bir köşeye sinmiş,
Usul usul ağlıyordu.
Ay ışığı sanki onun için çalışıyor,
Sadece onu aydınlatıyordu.
Minicik elleri, örülesi saçları,
Ağlamaktan kızarmış uykusuzluktan küçülmüş yemyeşil gözleri vardı.
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




''Kibritçi Kız'' Bir soğuk gecede, kibrit satmaya çalışan ve birer birer yaktığı kibritlerle bir an güzel hayallere dalan, sabah donmuş halde bulunduğunda, avuçlarında yanmış kibrit çöpleri bulunan zavallı, kimsesiz kızın, acıklı hikayesini hatırlattı bu duygulu şiiriniz.Bir birini ağırlayan, davetlerde gezip, şamata yapan şımarık zenginlere bir ders niteliğinde, ama onlar müslümanlığı sadece kılık-kıyafet ve şekil olarak bildikleri için bu duygulardan haberleri olmaz. Ne mutlu bu insani hisleri gönlünde duyarak, bu güzel ve anlamlı şiiri bizlere ulaştıran ''insan'' a. Tebrikler ve saygılarımla, tam puan.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta