Parting at a Wine-shop in Nan-king
(NAN-KİNG'de Bir Şarap Dükkanında Eğlenti)
See how the Yellow River's water move out of heaven.
Bak nasılda akıyor Sarı Irmağın suları cennetin dışına
Entering the ocean,never to return.
Karışıyor Okyanusa, asla geri dönmeksizin
See how lovely locks in bright mirrors in high chambers,
Gör nasılda hoş sedleniyor yüksek kamaralardaki parlak aynalarda
Though silken-black at morning,have changed by night to snow.
Sabah ipeksi kara olsa da, geceyle kara dönüştü
... Oh, let a man of spirit venture where he pleases
Ah, bırak bu candan maceracı adamı mutlu olduğu yerde
And never tip his golden cup empty toward the moon!
Ve asla boş bırakma aya karşı altın kupasını
Since heaven gave the talent, let it be employed!
Madem ki cennet ona bu doğal yeteneği vermiş, bırak çalışsın
Spin a thousand of pieces of silver, all of them come back!
Eğir bin parça gümüşü, bütün geri gelenleri
Cook a sheep, kill a cow, whet the appetite,
Bir koyunu pişir, Bir ineği öldür, bileğle iştahını
And make me, of three hundred bowls, one long drink!
Bir uzun içimlik üç yüz kase yap bana
... To the old master, Tsen,
Yaşlı Efendi Tsen'e
And the young scholar, Tan-chiu,
Ve genç bilge Than-Chui'ye
Bring in the wine!
Getir şarabin içinde
Let your cups never rest!
Asla boş bırakma kadehini
Let me sing you a song!
Bırak şarkı söyleyeyim sana
Let your ears attend!
Dikkat kesilsin kulakların
What are bell and drum, rare dishes and treasure?
Çan ve davul, tektük tabaklar ve hazine de nedir?
Let me br forever drunk and never come to reason!
Bırak beni kardeşim sarhoş olayım, asla ayıkmaksızın
Sober men of olden days and sages are forgotten,
Geçmiş günlerin ayık ve ağırbaşlı adamları unutuldu
And only the great drinkers are famous for all time.
Ve yalnızca büyük içiciler ünlüdür bütün zamanlarda
... Prince Chen paid at a banquet in the Palace of Perfection
Prens Chen ödedi eşsiz sarayındaki bir şölende
Ten thousand coins for a cask of wine, with many a laugh and quip.
Bir fıçı şaraba on bin sikkeyi gülerek ve alay ederek
Why say, my host,that your money is gone?
Ey Hancım, Niçin paramın bittiğini söylersin ki,
Go and buy wine and we'll drink it together!
Hadi git ve şarap al birlikte içeceğiz
My flower-dappled horse,
Benim çiçek benekli atım
My furs worth a thousand,
Postlarım bin sikke eder
Hand them to the boy to exchange for good wine,
götür onları, iyi şarapla takas eden oğlana
And we'll drown away the woes of ten thousand generation!
Ve boğup atacağız, kederlerini on bin kuşağın
LI T'AI-PO (MS 701 - 762)
Chinese Poet. /Tr.Eng.:Sam Hamill /
Turkce Ceviri: İbrahim Özcan
18.09.2006 Mersin
İbrahim ÖzcanKayıt Tarihi : 11.10.2012 20:31:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu günkü konuğum, Çin'li Şair LI T'AI-PO (MS. 701 - 762) Biraz eski ama olsun. O günlere gidip o insanların iç dünyalarını öğrenebilmek çok mu kötü olur dersiniz? .. Bu şiiri Çinceden İngilizceye çeviren Amerikalı Şair, Sam Hamill de ufak bir teşekkürü haketmez mi? .. Kendim için bir şey istiyorsam, "şair olayım" ...................................................

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!