Namdar Rahmi Karatay Şiirleri

26 Kasım 1896 - 26 Ağustos 1953
7

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yazar, şair. Kütahya'da doğdu. Ailesi Konyalıdır. İlk ve orta tahsilini Kütahya'da tamamladı. İdadîyi Konya'da okudu (1912) . Konya Hukuk Mektebine devam etti. Bu arada Ümit İdadîsinde ders verdi. Babalık gazetesinde yazdı. Konya Türk Ocağı tarafından çıkarılan Ocak (1917-1918) mecmuasını yönetti. Psikoloji tahsili için Paris'e gitti (1925-1928) . Dönüşünde Konya Lisesine öğretmen tayin edildi.
Namdar Rahmi Karatay Enerjetizm felsefî ekolünü Türkiye'de yaymak için çaba harcamıştır. Bu yüzden bir ara öğretmenlikten ihraç edildi. Daha sonra ...

Namdar Rahmi Karatay

Keşiş’in eteğinde yasadım keşiş gibi
Bir lokma, bir hırkaya hu! diyen derviş gibi,
Arasıra destanlar yazarım bir iş gibi,

Bu aleme maksatsız, seyr-için gelmiş gibi
Harcadım hayatımı beş paralık fiş gibi.

Devamını Oku
Namdar Rahmi Karatay

Görmüyoruz sanmayın iç yüzünü işlerin,
O doğru duruşların, o eğri gidişlerin,
Neler çiğnediğini hiç durmadan dişlerin,
Ne yolda olduğunu o yaldızlı fişlerin,
Biliriz yenileni kuzu mudur, tavşan mı?
Sizinki

Devamını Oku
Namdar Rahmi Karatay

Ey inleyen zavallı; bulmuşsun kırk yaşını
Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını
Yemelisin hakikat denen zehir aşını !

Ne derlerse hu deyip hemen salla başını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını

Devamını Oku
Namdar Rahmi Karatay

Geçti Borun Pazari

Basta kavak yelleri estigi gunler hani?
Umdugumuz neseler, serefler, unler hani?
Beklenilen alayli, sanli dugunler hani?

Devamını Oku
Namdar Rahmi Karatay

Ne beklerdin, ne buldun sen yeryüzünde hey serseri?
Bilinir mi böyle yerde bir kimsenin öz değeri?
Unut artık bunca yıldır tükettiğin emekleri,

Devlet kuşu konsa bile istemem ben bundan geri,
İşte geldik

Devamını Oku
Namdar Rahmi Karatay

Oğul sana bir öğüt vereyim, dinle beni,
Ağzını açma sakın açarsan aç keseni,
En candan bildiklerin tefe koyarlar seni,

Birer birer denedik olgununu toyunu,
Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu.

Devamını Oku
Namdar Rahmi Karatay

Gönül sen ne sersemsin, ne körsün, ne sakarsın,
Yulaksız bir su gibi her güzele akarsın,
Neye sebepsiz yere yüreğini yakarsın,

Göz koymaktan ne çıkar elin günün malına
Çapıtına çuluna, aşıklık ne halına.

Devamını Oku