Hayatın anlamını yaşı yarak ogrenmek
Ana anaa
Bir ateş var içimde ana,
adı yok ana..
ne su söndürür...
ne zaman dindirir…
bu köz değil,
Anlamak bir ömür ister,
her adımda eksilirsin,
gerçeklerle yüzleşince
kendinden vazgeçersin.
Sevdiğini anlamak zor,
Bu yalnız bir şehrin hikâyesi değil.
Bu, taşın içine sinmiş bir halkın hafızasıdır.
Burada rüzgâr yalnız esmez…
ağıt taşır.
Burada nehir yalnız akmaz…
acı taşır.
Sen benimle oyun oynamak istedin,
Ama sen düştün kendi oyununa!
Ben sevdim seni, ama planlayarak —
Her kelimen, her gülüşün bir hamleydi benim için.
Satranç gibiydik biz,
Anaaa…
bir gün olur da sesim kesilirse,
bil ki sustuğumdan değil —
dünyanın bana dar gelmesindendir.
Dünyaya tutunmaya çalıştım önce,
insanlara, sözlere, yarım kalan umutlara…
her defasında bir kapı sandım,
ama hepsi duvardı aslında.
Ben aradım…
Gerçekleşmeyeceğini bile bile kurdum o düşü,
çünkü kalbim yıkılmayı göze almıştı.
Her taşında bir acı, her duvarında bir yemin var,
yıkılsa da o bina, ben o yeminle ayakta kaldım.
Urfa’nın rüzgârı savurdu külümü,
Dünya, sadece geçici bir sahne değil;
aynı zamanda insanın kendini unuttuğu
en kalabalık yalnızlıktır.
Kalabalıklar içinde yürür insan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!