Hısımsız devrikliğin, isimsiz ailelerine uzanan yolun, sonu. Baştan aşağıya toz, aşağıdan yukarıya toprak. Kil, duman...
Amansız rüzgarın bakışıyla, havaya savruluyorlar, apansız bir hakarete maruz kaldıklarında, susuyorlar.
Sanki hiç rüzgarla buluşmamış gibi, geldikleri gibi gidiyorlar.
Güneşli bir karanlığın ortasında, orasında ya da burasında çamurlaşan bayat mı bayat ahmaklığa,
Parçalı bulutlu günlerden demet sunuluyor anca.
Kabul eden de, ettiren de, yeminsiz aşka, ardında saklandığı akla...
Gittikçe dramatik, lirik ve epik bir hâl alan, dudak arasından bırakılınca birkaç yalan,
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta