Sevgiyi yaşamayıp, aşk şarabı içmeden,
Sarhoşluğu tatmayan sarhoşu kınamasın.
Meyhanede mest olup kendisinden geçmeden,
Mey-keşleri zemmedip, sakiyi sınamasın.
Dudaktan dem dökülür, kulaklarla içilir,
Masal olmuş gidenler veyahut ta efsane,
O görkemli saraylar, sultan nerde, han nerde?
Ölümsüz iz bırakan, milyarlarda kaç tane?
O muhteşem saltanat, şöhret nerde, şan nerde?
Maziye çamur atan, köpekler boşa ürer,
Sürüp gitmez sonsuza, şifa bekleyen sancım,
Bu gönül ağrıları, elbet bir gün geçecek.
"Şeytanın orduları" diyor benim inancım,
Kanayan yüreğimden, ellerini çekecek.
Ruhuma ebediyyen, veda ederken çile,
Meçhulden meçhule giden yollarda,
İnsanlar trene, ne zaman bindi?
Sonra görünmezler, hiçbir kulvarda,
Hangi istasyonda, ne zaman indi?
Kaderle paralel demir raylardan,
Seni çok sevenden, sevmişim seni,
Adınla aziz ol, Muhammed Taha.
Nasıl anlattı ki, o sana beni,
Önümde açıldı, bir sonsuz saha.
İçin içimizden, daha şen olsun.
Hakka kul olmayan,halkı bezdiren,
Bir gönül bulup ta girmeyen sensin.
Hayâl âleminde fikir gezdiren,
Hakikat yüzünü görmeyen sensin.
Ne cemâli bildin,ne de celâli.
Ayık gezmez, sarhoş fani,
Şu içtiğin meye bir bak,
Basiretin nerde hani,
Kullandığın reye bir bak.
Ne ararsın resimlerde
Bölgeyi anarşi, terörle taciz,
Kıldıranlar vardır, körü körüne.
Masum vatandaşı bırakıp aciz,
Yıldıranlar vardır, körü körüne.
İnsanlık izine basıp gelmeden,
Okuyup ezberle kulluk dersini,
Gönül âleminde mabet dilersen?
Varlığı yokluğu terk et hepsini,
Ebedi tükenmez servet dilersen?
Düşmanlığı bırak dost ol âlemle,
“Ol” bir emirdi,
Beynimi kurdu.
Beni kemirdi,
Beynimin kurdu.
Davetsiz geldi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!