Ellerim sacım da ama
Bir hoş geliyor başım ellerime
Saç arıyor ellerim düzeltmek için
Galiba boş kalmış başım
Sırma gibi saçlar terk etmiş birer birer
Döne zaman
Devran döne
Namerdi unutup da
Merde devran döne.
Döne zaman
Suskunum dostlar suskunum
Nedendir diye sormayın suskunum
Yağan yağmurlarda ıslanırım bilerek
Geceler uyku vermez gözüme kasten
Yüreğim yangınları durmaz hiç merhametsiz
Ondandır dostlar suskunum hep
Gözüm kaldı yolların ta uzak noktaların da
Günlerce,aylarca baka kaldım hareketsiz
Bir umut ışıgı idi beklemek benin için
Gelişin veya gelişinden bir haber diye.
Kulaklarım şartlandı sadece sesin için
Ben ölümü bilmez miyim
Sevdiğim ben ölümü
Ölen bir gün ölürken
Ben ise hergün ölürüm.
Yangınlar vardır ölümlerle
Gönül, fırtınalarla dansta
Ayaklar yerde buzla
Havada kar var lapa lapa
Soğuk,ayaz düşler çok uzaklarda.
Kaymasın ayağım buzdan diye
Hani hatırlıyormusun,el ele tutuşmuştuk ikimiz
Sizin mahallede yürürken,loş ışıklı lambaların altında
Ağır adımlar alıyorduk evinize degin,akşam karanlıgın da
Bir başka atıyordu kalplerimiz o akşam heyacandan.
Masumduk.saftık ikimizde,o zaman lise yılları
İşte şöyle böyle
Nedir o
İnsan yaşamı
Nasılsın,sorusuna karşılık
Böyle,şöyle işte
Akan su olsa gönül duyğularım
Ummanlara ulaşır karışır mı
Çağlayan misali olsa duygu selim
Varıp da o yerlere ulaşır mı?
31.12.2004 Yıldıztepe
Üzülen ben oluyorum
Çekilmez dertler çileler
San ki hamuru imiş gibi
Yapışmış bana kaderle
Gülen yüzüm yok,görende
Görende olmadı hiç




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!