Sözlere, şiirlere sığmaz anlamların
Zehri bal eden senin tatlı sözlerin
Savaşları barışa çeviren hallerin
Seni anlatmaya sözler yetmez güzel!
Sana verilen emeği boşa çıkarmadın
Hz. Mevlana nasıl yaşar ne söyler
Yunus Emre’yi anlayalım neyler
Karacaoğlan söyler ha söyler
Gönül sözünü dinle, evreni anla!
Buda, Allah’ın kulu niçin sevilir
Tecrübeli rençper gibi, mahsul
alınacak tohumu, toprağı bilmeli.
Eş, verimli toprak gibi olmalı
emekleri boşa çıkarmamalı.
Kazarsın toprağı, dikersin
Allah vermiş boyu posu
Al yanaklı, bal dudaklı
Gül misali dallı budaklı
Yaradılışını bil, ey kul!
Sende, senden ne var baksana
Ay ve yıldız sönük kalır senin yanında
Seni düşünerek aydınlanmak ne güzel.
Yanımdasın hep, sen olmasan da
Senle geçen rüyalarım ne güzel.
Zor geliyor sensizlik, gel artık, yeter
Sevdiğimizin sevgisini kazanalım
Suçlamayı bırakıp mutlu olalım
Bizi hep böyle severek büyüttüler
Haklıydı, haksızdı demediler.
Ön yargısız sevelim yaratılanı
Hayat anlam kazanır severse insan
Sevgiyi bilmeyenin sonu hep hüsran
Sevmek, sevilmek zevk almaktır yaşamdan
Görmeyen gönül sarayın, yıkar da gider.
Sözüyle değil, özüyle sevmeli, seven
Ruhunun güzelliği gözlerinde
Asaletinin özelliği yüzünde
Aile terbiyesi hareketlerinde
Allah’ın meleği gülen gözlüm!
Bedenimde dolaşan kanım
Ruhunun güzelliği yüzüne yansıyor
Allah sana değer verenlere sevdiriyor
Kıymet bilmeyenlerin gözü görmüyor
Allah seninledir üzülme gülüm.
Gerçek seven gönüller sevilmek ister
Hatırlıyorum senle tanıştığımız günü
O gün bu gündür izlerim seni
Açar yaprakların, ana gibi sarar beni
Tomurcukların mutluluğum gülüm.
Eee! Gönül, gül aynı fidanın dalları
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!