Ey dostlar! Çok konuştular arkamdan!
Ben ozanım, benim sazım, sözüm var!
Öyle anlamam yalandan dolandan!
Benim kendime has, bir duruşum var!
Ben ozanım, hislerim coşar benim;
İstediğiniz kadar çalın çırpın
Bir gün sizi de ele verir zaman!
Veyahut dibine vurun yalanın
Bir gün hakikati haykırır zaman!
Zaman unutmaz, korur gerçekleri
Dünyaya gelirken aynı fizik elbise
Allah giydirmiş kullarına, görmez gözler!
Ormanda dolaşırken benzerdi izciye
Biraz tıraş olsa etraftaki şebekler.
En az bir lisanı var dünyada herkesin;
Giderler sessizce vedalaşmadan
Kalplerde derin izler bırakarak.
Gittikleri o gün hep olur hazan
Sanki güz yaprağı gibi koparak…
Ah o gökkuşağının renkleriyle
Şehit çocukları gelince kabre
Bir başka atar o minik kalpleri!
Ve dokunurken soğuk mermerlere
Bir başka atar o minik kalpleri!
Bayram sabahı buluşmalar hele;
Yaş geçti elli beşi, baktık ardından
Kim der elli beş yolun yarısı eder?
Kayıp gitti ellerimizin altından
“Delikanlılık çağından kalan cevher.”
Alışınca pek umursamıyor insan
Çok açıktır, anlarız bilmesek de;
Tüm yavşaklar, yavşakça dil konuşur!
Ancak evrensellik yoktur bu dilde;
Yavşaklar bilir, yavşaklar konuşur!
Yavşaklar yalan söyler hayasızca,
Diyorsun “Cennet kolay, namaz kıl yeter”
Kolay değil cennet namaz kıldın diye!
Ne insanlar var alnı secdeye gider
Kolay değil cennet namaz kıldın diye!
Diyorsun “Namaz borç, ödemek gerekir”,
Allah hep işletti evrensel yasaları...
Kur’an anlatır; Yusuf’u, Nuh’u, Musa’yı...
Allah uçurmadan kurtarırken onları
Uçuyor bu gavsların, şeyhlerin alayı(!)
Evrende her şey mucize, elbet Kur’an da…
Yurttaşlarım! Ben Gazi Mustafa Kemal;
Biraz sohbet edelim lafı bükmeden!
Arkamdan konuşanlar var behemehâl;
Sözüm susanlara, konuşmazlar neden?
Görün Batı’yı onbeşinci asırdan;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!