Fırat Nehri kenarında şirin bir ilçe olan Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde 1977 yılının şubat ayında doğdu. Geçim kaynağını hayvancılıkla sağlayan bir ailenin 3 çocuğundan en büyüğü…
İlkokulu Birecik’te, ortaokul lise öğrenimini ise Gaziantep’te bitirdi. Gaziantep’te yaşayan Müslüm Taş kendi özel işyerinde çalışmaktadır. Şairin şiir ve öykü çalışmaları devam etmektedir. Yeni karanfil dergisi yayın kurulunda görev almakta olan Müslüm TAŞ’ın birçok dergide şiirleri ve öyküleri yayınlanmaktadır.
Sanatın her dalına ilgi duyan MÜSLÜM TAŞ resim, edebiyat, sanat musikisi ve divan edebiyatına hayranlığı ile bilinmekte olup tarihi ve kültürel yazı ve makalelere ilgi duymaktadır…
‘’ Hümanist bir bakış açısı içerisinde olan ailem Real doğrularından hiçbir zaman ödün vermedi diyebilirim. Bu düşünce akışı içinde özgürlüğüm bana şiire bağlanmamı sağladı…
Hayata bakış açım; hazıra konmak özelliğim değildir. Emek vererek kazanmak yaşamda zevk veriyor bana…
Aslında yaşamayı seviyorum, yaşarken yazmayı ama bir o kadarda küçümsüyorum hayatta yaşanan olayları.
Bir kedinin incindiğini görsem yüreğim acır, bir karıncanın incindiğini görsem yüreğim acır; ama bir aslan savaşırken hiç mi hiç acımam gözümü bile kırpmam ‘’ sözleri ile hayata ve şiire bakış açısını kısaca özetliyor.
Gaziantep’te binlerce yıl adlı şiiri ile Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Gaziantep Şubesi, 2011 Mehmet Akif Ersoy yılı anısına Şehitkâmil Belediyesi sponsorluğunda düzenlediği şiir yarışmasında SODES özel ödülüne layık görüldü.
Birçok dergi de şiir ve öykü çalışmalarına yer verilmiş, sayısız seminer ve etkinliklere katılmıştır.
Eserleri
+Önsöz Dergisi
+Yeni Karanfil Dergisi
+Edebiyat defteri
+Antoloji şiir ve edebiyat
+Sende yaz şiir ve edebiyat
+TYB Gaziantep
+Edebiyat defteri 2010 şiir antolojisi MERDİVEN serisinde şiirlerine yer verildi.
+Poyraz Edebiyat Sanat Kültür Dergisi
+Şiir Kitaplığı-1 Özgür Sözcükler Atölyesi (TYB Yayınları)
+Cumhuriyet’ten Günümüze Gaziantep Şairleri (Devlet planlama teşkilatı tarafından Gaziantep Valiliği koordinasyonunda SODES şiir ile buluşma projesi kapsamında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından hazırlanan antoloji (TYB Yayınları))
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!