Kıskanç olan bir gözle, hep kusur arar durur,
Kendi nefsi içinde, her gün bir tuzak kurur.
Aybı keşfetmek için, gece gündüz çalışır,
Başkasına bakarken, kendi kalbi alışır.
Yüzünde açan her gülü kıskanırım
Gülüşün, bahar dalı misali narin,
Sinmişken tenime mis kokun,
Görmek bile bir lütuf seni kadın...
Ne zaman baksam gözlerine
Hele bir gel yanıma, gir koluma salın da
Şairler şiir yazsın, güzeller seni kıskansın.
Sıcacık bir buse ile güller açsın dalında
Güzele güzelllğe dair yazılmış şiir seni kıskansın....
Seni tanıdığıma memnun oldum, sanırım,
Şiirleri sesinden değil, kıvırcık saçlarından dinledim.
Her buklede ayrı bir dize, ayrı bir nağme,
Kalbimde yankılanan bir melodi, bir şelale.
Gözlerinde parlayan o çocuksu neşe,
Kıyıya vuran bir sözcük gibiyim,
Vatansız, yurdundan ırak düşmüş hece.
Ruhumda yankılanır eski bir çiğdem,
Dudaklarda titrek, mühürlü bir gece.
Harflerim prangalı, alfabem yasaklı,
Kıymet bilmeyen o vefasız yüreğinden öpüyorum;
Öpüyorum, ki dokunduğum yerde donsun zaman.
Sen o gizli sırlı kuyusun, içinde kış büyüten,
Ben ise bir nehir, sana dökülmekten yorulan.
Benim şiirle olan tüm bağım koptu artık...
El tutmaz ayak tutmaz sevda senin neyine
Aklını başına getirirler unutursan, tek bir laf ile
Beklemekle geçecekti ömrüm acılmayacak bir kapıda
Kabullen artık kandırma kendini sen kocadın gönül...
Göz görmez kulak duymaz sevda senin neyine
Saçların mı beyaz yoksa tenin mi
Yüreğimi titreten, o güzel bakıslar senin mi
Bana olan sevdan sözmü yoksa yemin mi
Sende beni benim gibi delice sevdin mi yürek sızım...
Çok deli sevdim Mihriban denen bir güzeli
Hayal kuran çokta, yürüyenler az,
Sen yürüyen ol, sakın durma hiç.
Adım adım ilerle hedefe giden yolda,
Işık sensin sen, ve yolda sensin yolcu da...
Hedefin varsa, bahane yoktur,
Yüz Çeviriyorum
Ben karar verdim,
Kim nedir görüyorum.
Değer bilmeyene,
Sırtımı dönüyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!