Günaydın ziynetim,
İsterim ki...
Kimse güzelliğini görmesin,
Benden başkası kokunu bilmesin,
Ve bilmeli herkes sen benimsin,
Hep benimlesin...
Gündüz az da olsa kafam dağılıyor.
Ama gece olunca hep bir hüzün
Ne konuşasım var
Ne de yatasım.
Sabah olmuyor.
Gündüz az da olsa kafam dağılıyor. Ama gece olunca hep bir hüzün
Ne konuşasım var
Ne de yatasım.
Sabah olmuyor.
Yaş mı önemli, aşk mı?
Senin adın artık ne bir dost, ne de sevgili,
Senin adın: Sırtıma saplanan o soğuk hançer.
Yüzüne baktığımda gördüğüm tek bir iz:
Münafık bir yalanın buzdan, donuk maskesi.
Oysa bu hanede sana sonsuz güvenin kalesi vardı.
Gündüz gözüyle gelen o sinsi fısıltı:
"Artık kendine gel, bırak o tuhaflığı."
Korkarım; ruhuma bir hesap uzmanı yerleşir,
Her şeyi kâr/zarar diye tartar, bitirir.
Ve o zaman hayat denilen o tatlı cinnet biter.
Güneş, kendi yolunu çiziyor gökyüzünde,
Işık, kimsenin izini sürmeden doğuyor.
Senin elin, senin kalemin, senin beyaz sayfan.
Umutlarını, hayallerini, kaderini kendi ellerinle yaz.
Kendi yolunu kendi çizenlere, yüreğiyle yürüyenlere,
Yepyeni bir güne, kendi yolunda,
Güneş batar, gölgeler uzar,
Dünya suskun, şehir yorgunlaşır.
Ama bir ışık var ki, içimde azar,
O da senin güzel gülüşünü taşır.
Gülüşüne rüzgâr değse, meltem olur,
Güneş çekildi de nöbet bana kaldı,
Gözümde bir uyku, bin hayal daldı.
Yastığım buz kesti, odam daraldı,
Dünü de bugünün koynunda yattım.
Zaman bir değirmen, öğütür beni,
Güneş doğar doğmaz kalem uyanır,
Kâğıtlar isminle nura boyanır.
Söyle, bu yürek her gün nasıl dayanır?
Hep sana şiir mi yazacağım, Enerji?
Q
Dostluğun bağına serdim özümü,
Güneş doğsa da sensiz
Aylar geçse de sessiz
Ruhumda bir telaş, iz
Bana can gerek
Neyleyim altını, gümüşü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!