Murat Şahbaz Şiirleri

2

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Murat Şahbaz

Aslında onu bu kadar özleyeceğimi hiç düşünmezdim. Özlemi hasreti bir başka dolduruyor içimi, bir başka arıyorum onu. Ayrılalı aylar oldu birkaç defa görüştük. Her görüşmede hasreti bir kat daha arttı içimde… ve dilimde ikimizin birlikte söylemekten zevk aldığı Zeki Müren şarkısı
Sen benim özlediğim
Yıllarca beklediğim
Gel artık gel dediğim
Biricik sevgilimsin
Yoluna gül döktüğüm

Devamını Oku
Murat Şahbaz

Gönül Yolculuğum,

Uzun bir yolculuk başlıyor gönüllere yıl 99 olmuş kış olanca hızı ile devam ediyor. Bir fırtına gücünde sevdalar yol alıyor gönlümün o bilinmezliğinden. Bir şairin çığlığı yansıyor kulaklarıma, pek de yabancı değiliz aslında bir ses, bildik bir nağme yükseliyor onun dudaklarından kalplere, o ne bir roman kahramanı nede romana adını veren peri padişahının kızı. Bir sevda şarkısı o sevdalı yüreklerin içinde yer eden cesur ve yürekli bir şairin şiiri. Bir gönül dostu o gönlünün içine yakın olan hep o sevgiliyi arayan. Bir şiir yazar ve bir şiir böler gecelerini uykunun en bilinmezliğinde, Sevgisiz yaşayamayacağını bilir. Sevdiğinin ellerini tutmadan, onun sevgisinin sıcaklığını taa kalbinde hissetmeden yaşayamayacağını farkındadır. Bazen yalnız hisseder kendini, kimsesiz görür bazen çaresiz garip ve mutsuz. Özlemiyle güçlü hissettikleri ile sonsuzdur içinde tarifi olmayan ve anlamlandırmadığı tanımsız şey. Bazen bir göz damlası ısıtır odasını gözlerinden dökülen o büyülü o kristal buğuluğundaki yaş. Bir ışık vurur odasına şehrin betonlaşan semtinin kıyıda köşede kalmış yerlerinden. Isıttı yeryüzünü dünya onun sevgisiyle daha anlam buldu evreni kucakladı. Rüzgar girdi yüreğinden içeri tüm kötülükleri savurdu kalbinden ona düşman olanlara.
Ve yemyeşil yapraklar sarardı sonbahardı gelen hüzünlü ve mağrur ama umutluydu yolculuktu bu her mevsimi yaşamalıydı gönlü hoyrat ve cesurca korkmadan hayatına yeni bir anlam katmalıydı. Bu sahneyi defalarca görmüştü her kışın sonu bahardı tekrar açacaktı sevdası tıpkı yapraklarını döken ağaçlar gibi. Sararan yapraklar ona güneşin rengini anımsattı mutlu oldu. Kendine bir teselli bile bulmuştu. Bütün sararan yaprakları tek tek topladı yerden defterinin her sayfasına koydu sakladı onları tıpkı yüreğinde hep sakladığı sevdası gibi. Her ne kadar yaprakları saklasa da asla üzgünlük kuşunu saklamadı hep paylaştı haykırdı doğa seviyorum hem de deliler gibi çılgınlar gibi seviyorum diye bağırdı şehrin sokaklarında. Defalarca onu aradı ama her arama hep meşguldü engelenmişti ama umudunu yitirmeden her defasında tekrar tekrar denedi aramaya ama hep aynı ses hep aynı yenilgi. O ana yenilese de vazgeçmenin tanımı yoktu onun hayatının hiçbir döneminde bilirdi her ne kadar yaprak dökerse ağaçlar mevsimi geldiğinde tekrar açacaktı. Bu doğanın kararlıydı tıpkı hayatın kuralı olduğu gibi. Sabrının sonucunda her zaman kazanan o oldu.
Sonra mevsimler değişti, sabrıma değdiğimi diye baktı penceresinden dışarıya yemyeşil olmuştu her yer yapraklar açmaya başladığını gördüğünde tamam dedi kazandım dedi kendi kendine dostları ile bölüştü içindeki duygularını sevgiye aşka dair ne var ise. Şarkılar söylediler sabanın bilinmezliğine kadar. Kâh ağladılar kâh güldüler hep hüzün olsa da içlerinde bir taraflarında hep ümidin ayak seslerini hep duydular. Onu kollarından sımsıkı yakaladı dostları ayaklarından yakaladılar aslında yakaladıklarını sandılar gitmemesi için. Her şeyin farkındaydı sevgili hep karamsar olacak değildi ya hayat. Birden bir kapı açıldı bir yabancı süzüldü içeri, yaşamını değiştirecek bu ilahi güçten haberi bile yoktu anlamsız ve boş gözlerle baktı ona söyleyeceği kelimenin anlamsızlığını düşündü acaba o muydu gelen diye daldı hülyalara dudaklarından sadece dökülen şarkının akışına bırakt;
Fikrimin ince gülü

Devamını Oku