Söyle bana…
Aşk uğruna kalbini ateşe atabilir misin,
Ruhunda yanan ve asla sönmeyen o korla?
Gecenin en derin sessizliğinde uyanıp,
O yokken bile onunla dolabilir misin?
Adını kalbine mühürler gibi taşıyabilir misin,
Ben seni Şubat soğuğunda,
Zifiri gecenin koynunda,
Tüm umutlarımın bittiği o anda
Sessizce buldum aslında.
Belki senin de vardı bir umudun,
Aşka dair saklı bir dokunuşun,
Sensiz her dakika uzuyor,
bir ömrün içine sıkışmış gibi.
Zaman artık yanımda değil,
kanlı bir düşman gibi karşımdan geliyor.
Tetefelia, söyle güneşe,
biraz erken doğsun bu kez doğudan.
Şimdi sen en derin uykulardasın,
mavi gözlerin kapalı;
okyanuslar gibi sessiz,
okyanuslar gibi gizemli...
Ben kör karanlığın içinde,
içimde bir ümit ışığı taşıyorum.
Yarabbi
Yarabbi, ben eksik doğdum,
Aşkın ile dolmak isterim.
Bir dert verdin gönlüme,
Dermanını bulmak isterim.
Derler ki dilim söylemez,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!