01.06.1969 Yozgat/Sorgun doğumlu. Bütün hayatı Ankara'da geçti buna rağmen yaşantısında ara, ara güzel Türkiye'nin çeşitli illerinde bulundu. Dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini çeşitli okulları dolaşarak tamamladıktan sonra Ankara Aydınlık evler Ticaret Lisesini daha sonrada AÖF işletme bölümünü okudu.
Okul yılları boyunca Tea kwon do sporu ile ilgilendi, Türkiye ve Ankara Bölge şampiyonu oldu. (Hani bilgi olsun diye yoksa başka bir amacı olamaz.) Siyah kuşak ikinci dan lisanslı sporcu, uzun yıllar amatör olarak sporcu yetiştirdi. Hayatı hep çalışmakla geçti, ticaretin bir çok dalında görev aldı son altı yıldır insan sağlığı ile alakalı medikal bir firmanın başında finans yönetici olarak çalışmakta.
İki kardeşten büyük olanı, kendi ifadesiyle' Kız kardeşim hayatımda tek kürekçimdir. Diyen İNCE, bugüne kadar bir çok düz yazısı ve şiirleri çeşitli yerel gazetelerde yayımlandı, Bugüne kadar iki kitabı yayımlandı ilki 'ADI YALNIZLIK' İkincisi 'ELVEDA'.
Hayatta en çok istediği şey yazdıklarının bir gün bir şekilde en azından Türkiye'de duyulması, yüreği sevgiden geçen tüm gönül dostları ile buluşmasıdır. Yakın zamanda 'REİS' isimli üçüncü kitabı şiir dostlarıyla buluşacak. Bu arada denemeler adı altında bir kitap daha çıkartmayı arzu ediyor bu çalışması da hızlı bir şekilde ilerlemekte...
Şu an Ankara'da Radyo Ostim 96.0 frekansında, 'DUYGU ADAMIYLA ŞİİRLİ SAATLER' isimli bir programın yapımcısı ve sunucusudur.
Eserleri
Adı Yalnızlık
Elveda
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!