Boş yere arama beni geçmişte
Sen benim olsaydın unutur muydum
Diken gül, ateş kül, ne isen işte
Aklımda kalsaydın unutur muydum
Dağlara özenip ne pus ne sisle
Ne yapsanda sormam niçin
Yaksan bile biçim biçim
Neyin varsa almak için
Çal kapımı çal utanma
Yıktın o’ki temelimden
Kapanınca gönül kapın
Yüreğine düşer karlar
Sen görmeden seni eller
Ele alır yuvarlarlar
Yola çıkma el aklıyla
Gittiğin günden beri
Yokluğun yedi beni
Dertlerim aştı bini
Bire inmek bilmiyor
Gelmedin ele döndüm
Kalsak ne yazar ki aç ya da çıplak
Üç günlük dünyada fazla bile post
Mademki yüreğin o kadar ap ak
Neden şu puştları alkışlarsın dost
İnsan olmak gerek para pul ne ki
Masamın üzerinde
Üzümler salkım salkım
Kadehlerle yan yana
Seni bekliyor rakım
Gel artık gel nerdesin
Bugün de gün bitti gece başladı
Yokluğun içimi yine haşladı
Seni şu kalbimden kimler taşladı
Ki şimdi yerinde yeller esiyor
Hani yansaydıkta bir yanacaktık
Hiç fark etmez uzak yakın
Sanma benim diğerimsin
El dememe bakma sakın
Sen benim can ciğerimsin
Sendede var ana baba
Sen koştukça arkandan, çok bağırdım duymadın
Vardım çaldım kapını açmazın hası
Sen içeri koymadın gurbet yosması
Bu iş bitti artık seni takmayacağım
El aleme bakıp sana bakmayacağım
Bir gün değil ki her gün
Yaşıyorum yanarak
Soysuzun soluduğu
Havayı soluyarak
İnsan olan insana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!