Sen gideli buralardan kızıp ta
Günden güne ölüyorum Sevcan’ım
Olur olmaz mekânlarda sızıp ta
Günden güne soluyorum Sevcan’ım
Elin oğlu ite kurda çakala
Yolların kısası bile
Dağları düşürür dile
Bir eder bilinmez ile
Sevda öyle bir dert ki
İnsanı çıkartır baştan
Ne gündüzdür ne gecedir
Anlamadım bu necedir
Söz de adı sevda imiş
Bu nasıl bir işkencedir
Sevda buysa üstü kalsın
Sen aklıma gelince, sen aklıma bir anda
Şu yüreğim titriyor, nefesim daralıyor
Olacak iş mi sanki, olmadık bir zaman da
Varlığın başka bi dert, yokluğun yaralıyor
Olsam ne yazar cömert
Dertler olmuş istilacı
Ne yapsam da yok ilacı
Kalbimdeki derin acı
Sarar sinemi sinemi
Yoldaş gibi sakız çama
Hiç fark etmez kalmasam da sağ salim
Bu sevdadan sanma bıkar bu halim
Ben düşerim ben kalkarım be zalim
Sırtımdaki dert yükünden sana ne
Düşlerimde yaşamak var bitap sız
Sonbahar sökün söktü
Bağ bahçe yaprak döktü
Her yere karlar çöktü
Sen nerdesin Sibelim
Neye yarar kol bacak
Seni görünceye kadar
Karanlıktı evim barkım
Sokakta ki yetimlerden
Öksüzlerden yoktu farkım
İstemezdim hiç kimseden
Ben dedikçe gülüm balım
Elim kolum bağrım dalım
Kırılmadık yer koymadın
Şimdi bulda kır bakalım
Bazen hasım bazen canan
Boşuna nutuklarla
Bize anlatma fendi
Madem ki çok iyidir
Şaadet mertebesi
O zaman, bundan sonra




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!