Münevver Şenol Şiirleri

432

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Münevver Şenol

Sararmış solmuş, dalında yapraklar.
Bak gene hazan mevsimi geldi, gene sonbahar.
Annem, sensizim, yanlızım, kimsesiz bu sokaklar.
Özledim seni, hemde ÇOOK özledim, hasretim anam.
Anam, anam, inanki bu dünya sensiz olmuyor.
Kimi koysam senin yerine, yerin dolmuyor.

Devamını Oku
Münevver Şenol

Yıllar sonra tesadüfen rastladım sana
Manalı bakarak dudağını bükmüştün.
Neler geçti içinden bilemiyorum.
Ah keşke imkanı olsaydı da.
Gerçekleri diyebilseydim sana.
Yanlış anlaşılırdı zararı olurdu hem sana hem bana.

Devamını Oku
Münevver Şenol

Yıllar önce gözlerimi
yummuştum aşka.
Birdaha açmamaya
yemin eymiştim.
Kulaklarımı tıkamıştım
sevgi masallarına.

Devamını Oku
Münevver Şenol

Birtek kendimi sanırdım dertli.
Yanılmışım, nekadar da çokmuşuz meğer.
Analar, babalar, bağrı yanık sevdalıların.
Son şansı umut TRENİ.
Herkes binmeye gelmiş, peronlar tıklım tıklım.
Bir umut, bir umut işte, başka ne olsun ki?

Devamını Oku
Münevver Şenol

Çerkez mahmut kalfanın hazin sonu.
Çerkez mahmut kalfa çekirdekten yetişme bir inşaat ustasıdır,ona arsayı ver
projeyidever gerisie karışma,çatıya bayrağı asar teslim eder,içinin badanasınıda filit pompasına koyduğu renkli badanalarla püskürterek çiçek
motifleriyle şimdiki duvar kağıdı gibi badana yapardı,yıllarca devlet su işlerinde çalıştı,taaki kızı münevverin okul hayatı başlayana dek münevver ilk okul biri elazığda ikiyi malatyada okurken,istanbuldaki kızkardeşi nebiyenin
kocası eski pehlivanlardan vahit üsküdar da kereste tüccarıdır mahmut sen
inşaatten anlıyorsun gel ortak mütehatlik yapalım teklifine çok sevinir,

Devamını Oku
Münevver Şenol

ah ablacim kolaymi hic bos vermekcok zor saygilarimla gecmis olsun dileklerimle.....

bos vermek kolay olsa
coktan bos vermistim
yapma etme yasar diye
bana cok soylemistim

Devamını Oku
Münevver Şenol

Oldu mu ya Mahmut Kalfa oldu mu ya,
Belki gülmedin sende ömrün boyunca.
İki kere denediğin evliliğinde mutluluğu bulamadın.
Bütün sevgini bana vermiştin sanki hayatın bendim.
Severken ölçtüğün sıska bileklerimi.
Kaşırken saydığın kaburgalarıma üzülürdün sessizce.

Devamını Oku
Münevver Şenol

Eskiden biz çocukken haftadan haftaya yıkanırdık,pazar günü annem maltızı
yakar,maltız nemi? babamın kocaman yağ tenekesinin içini tuğlalarla döşediği alt tarafından hava alsın diye açılmış pecere üstünede demirden ızgara yani bildiğimiz borusuz soba onu dışarda kok kömürünün üstüne tahta parçalarını çatar bir yakardıki akşama kadar hiç sönmez her işini
görürsün,annem kahvaltıdan sonra kardeşimle beni sırayla yıkardı,kaynar suyla yeşil sabunla köpürte,köpürte,sanki çamaşır yıkar gibi başımı çitilerdi
yandım anam diye bağırmaya gör hamam tasını yerdim kafama,sus bağırma
soğuk suyla kirin bile kabarmaz pis kalırsın haa,ondan sonra kese faslı
sonrada köpürte köpürte üç kez de liflenirsin,keseden incelen yerlerinde sızlar ama genede gıkın çıkmaz temiz kız olacaksın ya? şimdi yeşil sabun tarihe karıştı yerine çeşit,çeşit şampuanlar çıktı beğen beğen al,sabunlarda

Devamını Oku