Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
Ölüyorum
Ne zaman dalsa gözlerim,
Bir hüzün çökse yüreğime,
Ve biraz boynum bükülse,
Bana hep seni soruyorlar...
Önce bir iç çekiyorum derinden,
Küllenmiş bir alev sarıyor ciğerimi,
Gözlerim dolu dolu oluyor,
Yutkunamıyorum.
Boğazım düğümleniyor, nefes alamıyorum.
Ayrıldık biz diyorum,bitti hikayemiz....
Önce derin bir sessizlik kaplıyor her yanı,
Sonra buz gibi oluyor her yer,
İnanmıyorlar !
İnanmak istemiyorlar.
Herkes ayrılırdı da siz ayrılmazdınız,
Böyle yarım kalmazdınız diyorlar...
Sahi noldu bize ?
Görmeden,duymadan gün akşam olmazdı,
Ayrı aldığımız nefesler eksikti, yarımdı..
Bak mevsimleri,hatta yılları devirdik,
Birbirimizden değil,biz kendimizden vazgeçtik...
Bu ayrılığa nasip diyorum, kısmet diyorum,kader diyorum.
Unutamadım hala seviyorum,
Ama alıştım diyorum...
Sevenlerimizi teselli ederken,
Kendimi avutamıyorum...
Bilmiyorlar ki ;
Senin yokluğunda ben,
Her gün ayrı,ayrı ölüyorum ...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!