Günümüz şair ve yazarlarından...
İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, Istanbul Çapa Müfettişlik Kursunu, Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Tamamlama Programını bitirdi.
Ağrı, Kırşehir, Isparta, Denizli, Bilecik, İçel, Tekirdağ, Edirne ve İstanbul illerimizde öğretmenlik, halk eğitimi merkezi müdürlüğü, milli eğitim müdür yardımcılığı, ilköğretim müfettişliği görevlerini yürüttü. İstanbul’da bir lisede Türk dili ve edebiyatı öğretmeni iken emekliye ayrıldı.
Yazmalarının kökeni ilkokul yıllarına uzanır. Türk Folklor Araştırmaları, Yelken, Karınca, Halk Eğitimi, Bahçe, Yeni Adam, Kemalist Ülkü, Gülpınar, Sümerbank, Varlık, Ana, Kızılay, Öğretmen Dünyası, Ajans Türk, Çağdaş Eğitim, Içel Kültürü, Tarla, Beşparmak, Eflatun, Ozan, Ilkyaz, Çağrı, Çağdaş Türk Dili, Kiraz, Türk Dili, Güneyde Kültür, Oluşum, Anahtar, İdarecinin Sesi, Yeni Defne, Simav Anadolu, Ozan Ağacı, Kar, Fethiye, Gözde Yaşam ve Yöneticimiz gibi dergilerde; seçkilerde (antoloji-güldeste) , antoloji.com, Milliyet Blog, Edebiyat defteri ile ulusal ve yerel basında, kimi sanat eki veren gazetelerde değişik konu ve türde yazıları yayımlanmaktadır. Kimilerinde köşe yazarlığını sürdürmektedir. Şiir ve yazılarından ödüller aldı.
Eserleri
Bir Tutam Şiir (1970) ,
Bir Heybenin İki Gözü (1975) ,
Umut Türküsü (1976) ,
Söz Kaynağı Anadolu (1979) ,
Canca Şiirler (1997) ,
Durucanca Duygular (2004)
Sevdanın Gözü (2012)
Haykırış (2014)
Adlı şiir kitapları...
İlimiz Denizli (1985) ,
Anma ve Kutlama Günleri(2000) ,
Düşüncemiz Sizinle (2004) ,
Eğitim ve Mutluluk (1991-1992-1998-2014) ,
Bir Sevdadır Balkanlar,(2009) ,
Güneydoğu Anadolu sevdası(2010)
Önyargısız Düşünceler (2012)
Özel Günler (2014)
Bir Sevdadır Azerbaycan (2014)
Görüntülü Öyküler (2015)
Adlı inceleme-araştırma,öykü kitapları yayımlandı.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!