kimse dinlemiyor beni
ne diyor demiyor
sormuyorlar bile kim bu diye
buraları sevmedim
ne olur sevgilim evimize dönelim
Kadavralar diriliyor buz odalarında
Organlarını geri istiyor bağışlayanlar
Moleküller birleşiyor genom kutsallığında
Parça parça bedenler ruh istiyor,
Sesler geliyor acıma
Bıçaklar saplanıyor mantığıma
Kurgulanmış ve preslenmiş
Fotoğrafla resimlenmiş
Çok önceden belirlenmiş
Nesillerin çocuğuyuz
Beyinlerimiz yıkanmış
Sevgilerden bir set çekti
Bilgilerden ağ topladı
O kendini her dem bildi
Polisler onu copladı
Öykü yazdı avaz avaz
altın çağ diye addediliyordu artık
bilinen tüm zamanlar çoktan aşıldığını kavradı
esniyor, yabanıllığa kurban gidiyordu aczet
bilecektik, yaşayacaktık, tanıyacaktık
halbuki
çoktan kökler toprağı kavramıştı işte
savaşçıl ayrıntılarda gölgelendi genler
bir sistemde böyle doğdu isyan
kabuk bağlayan sıvılarda litosfer yanılgısı
mahzen kokulu yıllanmış kurgular ürünüydü yazgılar...
değişmezlik ilkelerinden ayrıntılar ve tılsımlı yasalar...
Karanlıklar üzerime çullandı
Bir bir tutup vurdular beni
Ördüğüm kozadan yine bir ben çıktım
Karanlıklar yendi beni
Gölgelere yenildim
Bir ağrı var ki, kemiklerimden içeri
Yağlı bir ağrı
Oturmuş, çıkmayan türden
Bir ışık var ki göz kapaklarımdan sızan
Arada bulanan
Haince azalan bir ışık
Şu anda açsam perişansam
Yıkılmış dökülmüş viransam
Bir sürüngen kadar karamsarsam
Senin mutluluğun içindir bil
Sen iste çıkmaza sapayım
herşeyi kendi kafanda kurdun
herkesi yendin o anda durdun
niye beni can evimden vurdun
şimdi daha iyi anlıyorum
hayatımı yıkan sen olsan da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!